Giriş
(12)

Hangi SUV

delaparma
HelloBir zamanlar Ford Kuga sahibiydim, yüksekliği, otururken verdiği o hissi unutamıyorum. 4x4 olması da cabası (AWD)Benzinli hali eşşşek gibi yakıyordu, ben de daha az yakan, dizel bir araca geçtim.Bu araç biraz daha spor, yere daha yakın. (320d)Yok illa bana suv lazım.en en en maksimum 140 verebi
Hello

Bir zamanlar Ford Kuga sahibiydim, yüksekliği, otururken verdiği o hissi unutamıyorum. 4x4 olması da cabası (AWD)
Benzinli hali eşşşek gibi yakıyordu, ben de daha az yakan, dizel bir araca geçtim.

Bu araç biraz daha spor, yere daha yakın. (320d)

Yok illa bana suv lazım.

en en en maksimum 140 verebilirim.
Hangisini seçmeliyim

1- Nissan Xtrail (Kocaman, ama 4x2)
2- Nissan Qashai (Ucuz, az yakıyor, ama yine 4x2)
3- Volvo XC60 (Kaliteli, içi geniş, güzel, hem pahalı, hem yine malesef 4x2)
4- Honda CRV (4x4, kaliteli, ama diğerlerine göre daha küçük)
5- Forester (4x4, kaliteli, ama diğerlerine göre servisi dez avantaj)

Dizel otomatik olacak, suv olacak.

4x2 çok istemiyorum, ama kaç gün kar yağıyor ki istanbulda, onda da kış lastiği şu bu dikkat edersin derseniz ona da ok.
0
delaparma
(17.01.18)
awd ihtiyacın oluyor mu?
yoksa xtrail seni tatmin eder.
0
cedex
(17.01.18)
Kendime alacak olsam ve bunlardan biri olmak zorunda olsa ilk tercihim Volvo olur, onu Honda ve Nissan'lar takip eder.
0
kayranin kedisi
(17.01.18)
rexton diye bir arac var koreli, marka degeri pek olmadigi icin populer degil ama kardesi kyron vardi, kullandim, iyi araclar,tank gibi..
0
alttaraf
(17.01.18)
nissan xtrail bulabilirsin ancak motor kasaya yeterli gelmiyor. qashai seni kesmez. honda fiyat performansda seni mutlu eder temizini bulursan al. xc60 bulman zor o fiyatlara.
320d den bu araçlara geçmek performans anlamında yere yığılmak gibi bir şey.
0
mikahakkinen
(17.01.18)
çok net forester.
0
biergarten
(17.01.18)
4x2 de olur diyorsan volvo, olmazsa crv, olmazsa forester;

yakıt problemim yok diyorsan
www.sahibinden.com
0
format c
(17.01.18)
forester, olmadı xc60 bence
0
yuto
(17.01.18)
forester. uzun sure 2004 xt ve 2013 modellerini kullandim.

herseyden once subarunun symmetrical awd sistemi listedeki diger tum modellerden kat kat ustun bir sistem. youtube de karsilastirma videolari var incelemeni tavsiye ederim.

boxer motor aracin agirlik merkezinin ciddi anlamda yere yakin olmasini sagliyor, bunu yol tutusu ve deng olarak sana fazlasiyla hissettiriyor.
donanim olarak tatmin eder. servis sikintisi cekmezsin, ben yillarca kullandim, ne parca ne servis sorunum olmadi (ankarada yasiyorum.)

ic mekan kalitesi volvo haric hepsinden daha iyidir. volvonun icini gormedim onun icin ondan iyidir ya da kotudur diyemem.

diger rakiplerinden biraz fazla yakar ve malum ust dilimden oduyorsun vergiyi. tek dezavantaji budur bu arabanin.
0
battal gemalmaz
(17.01.18)
Kamyonet
0
steward
(17.01.18)
4x2 sikinti degilse Volvo. 320D'den inilip digerlerine binilmez.
0
cooperr
(18.01.18)
1- Nissan Xtrail: Cvt şanzımanla işim olmaz ve d sınıfı olmasına rağmen önden qashqai copy-paste.

2- Nissan Qashai: yüzü çok eskidi, tasarım dili hala güncel ama yüzü eskidi işte. İnsignia'nın 2009-2016 efsane tasarımının da yüzünün eskimiş olması gibi.

3- Volvo XC60: Diğerlerine göre Premium ama bedeli ağır. Diğerleri gibi 1.6 dizeli yok, 2.0 vergi mağduru. 140'a imkansız.

4- Honda CRV: diğerlerine göre küçük derken? arka koltukta bacak bacak üstüne bile atabilirsiniz bunda. 9 ileri ZF şanzıman ve 4x4 için alırdım. Ama yeni kasa geliyor bu yıl. Arkadan Volvo'nun jiplerindeki c şeklinde led tipine geçmişler. Yüzü eskiyecek yani.

5- Forester: Ağzıyla kuş tutsa dışarıdaki ve özellikle içerideki tasarım için para vermem. 90'ların kupkuru konsolu var hala araçlarında. Kaldı ki 1.6 dizeli de yok. Evlerden ırak.
0
onemoremile
(18.01.18)
@steward ah ah amarok istiyorum da izin vermiyo hatun :(
0
🌸delaparma
(18.01.18)
(2)

Su bitkiden nasıl bir parça koparmayalım ki...

zannedersem tek eksiginiz bendim
Evde dikebileyim. Neresinden ne koparcam bilmiyorum. Malum trend oldu ve pahalılar. Burdakiler de apartmana koymus. En verimli şekilde nasıl turkiyeye getirebilirim?https://i.hizliresim.com/OokPB4.jpghttps://i.hizliresim.com/z0gbY7.jpg
Evde dikebileyim. Neresinden ne koparcam bilmiyorum. Malum trend oldu ve pahalılar. Burdakiler de apartmana koymus. En verimli şekilde nasıl turkiyeye getirebilirim?

i.hizliresim.com
i.hizliresim.com
0
zannedersem tek eksiginiz bendim
(17.01.18)
Türkiye'de bulursun birinden, o kadar uğraştığına değmez.
0
kayranin kedisi
(17.01.18)
devetabanı bitkisi bu. pahalı olduğunu düşünmüyorum ya. yan dallardan 20-25 cm kesilip suda bekletilerek veya kökten ayrılan yavruları ayrı saksıya dikerek çoğaltılıyor.
0
kaichi
(17.01.18)
(3)

Dil puanım olmadan, hacettepe ve Ankara y.l ye başvursam

mete kudur
Ön başvuruda yekten eliyorlar mı ? yoksa, bi' ihtimal doğabilir mi?edit: puan düşüklüğünden değil henüz herhangi bir sınava girmediğimden.
Ön başvuruda yekten eliyorlar mı ? yoksa, bi' ihtimal doğabilir mi?

edit: puan düşüklüğünden değil henüz herhangi bir sınava girmediğimden.
0
mete kudur
(17.01.18)
Ankara'yı bilmiyorum da Hacettepe birkaç saniyede eler başvuruyu.
0
dissendium
(17.01.18)
Başvuru şartlarında dil puanı ibaresi varsa değerlendirmeye bile alınmaz.
Gerçi Bilkent'te ben yüksek lisans yaparken dil puanları olmadığı için misafir öğrenci statüsünde derse gelen bir çift vardı, belli bir sürede dil belgesi ibraz ederlerse normal öğrenci olacaklardı ama zaten ingilizceleri yarım yamalak olduğu için ne dersleri geçebildiler ne de dil belgesi sunabildiler ve atıldılar.
0
kayranin kedisi
(17.01.18)
bazı üniversiteler dil puanı getirene kadar sana 1 sene süre tanıyor -mesela itü, al bu linkte itü için olan koşullar yazıyor: www.sis.itu.edu.tr -. yüksek lisans başvuru koşullarında yazar genelde bu yani. öğrenci işlerinin duyurularına bak ya da hangi enstitüde yl yapacaksan onun sayfasındaki duyurulara bak, en olmadı ilgili enstitüyü arayıp sor, bilgi verirler.
0
pasp
(17.01.18)
(11)

günde 2 saat hangi konuda okuyayım?

nigeo
selamlar,günde 2 saat kadar boş vaktim var. ofisteyken bilgisayar başında 2 saat mal mal sözlüğe falan bakmak istemiyorum.her gün 2 saat okuya okuya kurcalaya kurcalaya bir konuda biraz bir şeyler öğreneyim istiyorum.kitap götürüm okuyamam.bir konuda online araştırma tarzı düşünebilirsiniz.çok konsa
selamlar,

günde 2 saat kadar boş vaktim var. ofisteyken bilgisayar başında 2 saat mal mal sözlüğe falan bakmak istemiyorum.

her gün 2 saat okuya okuya kurcalaya kurcalaya bir konuda biraz bir şeyler öğreneyim istiyorum.

kitap götürüm okuyamam.
bir konuda online araştırma tarzı düşünebilirsiniz.

çok konsantre kesintisiz 2 saat gibi de düşünmeyin ama totalde en az 2 saat okuyacak vaktim var bilgisayar başında her gün.

dil öğrenmek istesem ideal olurdu mesela.
her gün 2 saatlik çalışmaya biraz ilerlerdim bir dilde. ama istemiyorum.

konu adaylarım:
*beslenme
*anatomi. insan vücudu. temel tıp.
*bahis sektörü
*temel fizik

herhangi bir şey önerebilirsiniz.

ne konuda kendimi az da olsa geliştirebilirim sadece online okuma-araştırma ile?

ortalama 3-4 ay günde 2 saat vakit var.

Teşekkürler.


edit: türkiye tarihi, siyaseti vs istemiyorum arkadaşlar bu arada.

belki bir ülke ya da bölge seçip oranın tarihini sosyolojisini okuyabilirim.
0
nigeo
(17.01.18)
Norobolim? Noropsikoloji olur, norobiyoloji olur. Bu konularda bir şeyler bilmek hem kendinizi hem de çevrenizdeki insanları daha iyi tanımanıza, anlamanıza yardımci olur.
0
fraise
(17.01.18)
Antik Mısır tarihi, arkeoloji, botanik, ornitoloji, jeoloji...
0
dissendium
(17.01.18)
anatomi
0
duygusal pehlivan
(17.01.18)
durbikonusucaz
(17.01.18)
Kuantum fiziği.
2.dünya savaşı ve nazi almanyası tarihi.

Benimkiler bunlar.
0
brad pitt
(17.01.18)
Borsa
0
ovungec zeus
(17.01.18)
Coursera’da yanlış hatırlamıyorsam stanford üni’nin hazırladığı bir beslenme konulu kurs vardı. O ve Coursera’daki diğer her şey olabilir, ücretsiz.
0
sopiro
(17.01.18)
Bence youtubedan video izlemek ya da podcastleri takip etmek daha mantıklı.
Okuma olayı daha çok ön hazırlık istiyor.
0
kayranin kedisi
(17.01.18)
Borsa + 1
0
keep out
(17.01.18)
okumak değilde, belirli bi konuda tutorial izleyip kendini geliştirsen?

herşey olabilir bu, fotoğrafçılık, photoshop vs vs
0
Photographer
(17.01.18)
Nörobilim+1

Borsa denmiş ama; yeni teknolojik gelişmelerle birlikte borsa konusu tamamen boyut değiştirecek gibi görünüyor. Değiştirmiştir veya başlamıştır bile belki.
Bu durum olmasaydı bile borsa konusu "az da olsa geliştireyim" denecek bir konu değil.
www.ted.com
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(17.01.18)
(7)

Kan sonuçlarındaki bilinmezler

kayranin kedisi
Doktor sorun yok dedi ama sonucu alınca referans aralıkları dışında değerler gördüm. Nötrofil 75.9 (Ref. 40.0-70.0) Lenfosit 18.5 (Ref. 20.0-50.0)Eritrosit 5.6 (Ref. 3.9-5.3) Hematokrit 44.3 (Ref. 35.5-44.2) MCV 79.4 (Ref. 82.3-94.6) RDW-SD 34.8 (Ref. 35.0-46.3) Bunlara ek olarak Hemoglobin üst sını
Doktor sorun yok dedi ama sonucu alınca referans aralıkları dışında değerler gördüm.

Nötrofil 75.9 (Ref. 40.0-70.0)
Lenfosit 18.5 (Ref. 20.0-50.0)
Eritrosit 5.6 (Ref. 3.9-5.3)
Hematokrit 44.3 (Ref. 35.5-44.2)
MCV 79.4 (Ref. 82.3-94.6)
RDW-SD 34.8 (Ref. 35.0-46.3)

Bunlara ek olarak Hemoglobin üst sınırda. Neye dikkat etmem gerekiyor? Gerçekten normal mi bu kadar değerin referans değeri dışında olması?
0
kayranin kedisi
(17.01.18)
bunlar iner çıkar çok önemli değil tek başına bir anlam ifade etmez. şikayet nedir, muayene bulguları, öykü vs. bunlarla bir araya geldiğinde anlam kazanır.
0
nrmnm
(17.01.18)
bu tip kan sayımlarında değerin referans değerinin dışında olmasından ziyade, referans değerinin ne kadar dışında olduğu önem kazanıyor. yani referans değeir 20-50 arasındayken 18 çıkması anlamlı değil. ama 20-50 iken 300 çıkıyorsa o bir anlam ifade ediyor.

ya da birbiriyle bağıntılı olanlar var. örneğin referans değerinin az altında olmasına rağmen, aynı anda birkaç tanesinde bu durum gösleniyorsa bir anlam ifade ediyor. mesela mchi mchc, hgb aynı anda düşükse diyorlar ki kansızlık var.demir de düşük çıkmışsa demir eksikliğine bağlı anemi diyorlar.

doktor değilim. neyin neyle ilişkili olduğunu anca kendimin ve yakınlarımın sonuçlarından biliyorum.

sizde anlamlı bir düşüklük görünmüyor, hafif sapmış sadece. bunların da birbiriyle anlam ifade eden bir ilişkisi yok demek ki, doktor sorun yok demiş.
0
kibritsuyu
(17.01.18)
hemoglobin genelde et ve yağlı şeyler yenince yükseliyor.
0
mikahakkinen
(17.01.18)
halbuki hemoglobin kadınlarda daha düşük olur.

yine de çoksa ve düşürmek istiyorsanız kan bağışı yapabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(17.01.18)
ref 35 iken senin değerin 34.8 ise evham yapma. değerlerin referansa çook yakın o yüzden sorun yok demiş doktor, kendisine güvenmelisin.
0
pamuk helvalar cebe
(17.01.18)
Birçok kişisel faktör etkiler. Yüksek rakımlı yerde mi yaşıyorsunuz?
0
intihar etsem de kendime gelsem
(17.01.18)
Eskişehir, Rakım 788.
0
🌸kayranin kedisi
(17.01.18)
(7)

Polo mu Fiesta mı?

mcserci
Sevgili sürücüler,İkisi de aynı fiyat, alacak olsanız bu iki aractan hangisini alırsınız?Polo 2014 Comfortline 60bin km 1.2 benzin / 1 parca tampon boya.Fiesta 2014 Titanium 30bin km 1.6 lpg / Boyasızhttps://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-ford-satilik-fiesta-titanium-1.6-otomatik-513228943
Sevgili sürücüler,

İkisi de aynı fiyat, alacak olsanız bu iki aractan hangisini alırsınız?

Polo 2014 Comfortline 60bin km 1.2 benzin / 1 parca tampon boya.
Fiesta 2014 Titanium 30bin km 1.6 lpg / Boyasız

www.sahibinden.com

www.sahibinden.com
0
mcserci
(17.01.18)
Polo.

Orjinal lpg'siz. Fiesta'da Lpg de aldığın yakıt tuketimini polo 5.8 lt ile sana sağlar. Aradaki fark çok fazla.

Polo daha kaliteli hisse sahip.

Polo çeyrek altın.

Polo daha atik.

Fiesta 5 bin ucuz olsa bile Polo.
0
salahaddin
(17.01.18)
Lpg’nin Muayenesi filan uğraştırır. Eğer dokunmatik ekran stop&start çok önemli değil dersen seat İbiza lar aynı model yılında polo’dan 10.000 daha ucuz. Motor ve şanzımanı aynı zaten.
0
kumulatifvergimatrahi
(17.01.18)
fiesta yakıt anlamında tatmin eder. polo yakıt hariç her anlamda tatmin eder. tsiylara tüp takılmıyor. polonun tek dezavantajı rengi. 63lere çıkıyorsan 2013 dizel otomatik fluence lere bakabilirsin. 66 70 arası.
0
mikahakkinen
(17.01.18)
düşünmeden polo alırdım.
0
sta
(17.01.18)
polo sahibi olarak, kesinlikle polo.
0
vejeteryanvampir
(17.01.18)
İkisini de kullanmış biri olarak fiesta diyorum.
Vw belli bir km sonrası iflah olmuyor, servisten beri gelmedik. Fiesta’yı ise sattığıma hala üzülüyorum ama yeni modelleri görsel olarak aynı olduğu için eski sevgiliye döner gibi kendisine dönemiyorum.
0
kayranin kedisi
(17.01.18)
düşünmeseydin polo derdim ama düşündüğüm için fiesta..

polo 60 yaş üstü emekli memur arabası, en ufak bir keyif yok sürüşte. ama fiesta tam tersi araba sürdüğünü anlıyorsun. atik bir araba, içi de polodan kat kat güzel. bir de boyasız araba her zaman avantajdır. yapıştır gitsin.
0
ada meltemi
(17.01.18)
(4)

2011 clio extreme’de aux girişi var mı?

mongol
2011 model clio hb extreme donanımda usb ve aux girişi var mıdır? Araştırdım fakat bulamadım.Edit: kesin bilgi, var.
2011 model clio hb extreme donanımda usb ve aux girişi var mıdır? Araştırdım fakat bulamadım.

Edit: kesin bilgi, var.
0
mongol
(17.01.18)
usb olacağına pek ihtimal vermiyorum ama aux girişi olabilir, sahibinden.com'da bir kaç ilan incelesen bulunur aslında.

Merak edip 5 dk aradım nette, usb yok aux var çoğunda. Radyonun alt kısmına vitesin ön tarafına denk gelen yerde küçük bir kapağın altında.
0
John Bloor
(17.01.18)
bende 2012 si var. aux girişi var, usb yok.
0
wilhelmwasmuss
(17.01.18)
2009’unu kullandım aux vardı, usb yoktu diye hatırlıyorum.
0
kayranin kedisi
(17.01.18)
65 bg olan modelini kullandım. aux var. usb yok.
orta kısımda kapak içinde bulunuyor
0
sttc
(17.01.18)
(23)

sağlık hizmetlerinden memnun musunuz?

demirr
benim pek fazla hastane ve ilaçla işim olmadığı için sağlık sisteminin işleyişini tam olarak bilemiyorum fakat hastane binaları ve randevu sistemleriyle bir iyileşme olduğu aşikar. tabi ki aksayan yanları da vardır. özellikle büyük şehirlerde daha da hissedilir bu.hastane,randevu alma, muayene olma,
benim pek fazla hastane ve ilaçla işim olmadığı için sağlık sisteminin işleyişini tam olarak bilemiyorum fakat hastane binaları ve randevu sistemleriyle bir iyileşme olduğu aşikar. tabi ki aksayan yanları da vardır. özellikle büyük şehirlerde daha da hissedilir bu.

hastane,randevu alma, muayene olma,ilaç tedariği,masraflar gibi konularda sağlık sisteminden memnun musunuz? memnun değilseniz hangi aksaklıklar var?

nedir sağlık sisteminin aksayan yanları?
0
demirr
(16.01.18)
memnun değilim. sürekli özel hastanelere gidiyorum o yüzden. aşırı kalabalık. suriyeliler her yerde. doktorlardan yana bi şikayetim yok. bu konulardan dolayı.
0
sizofren06
(16.01.18)
yaşlılar memnun, randevusunu alma, aynı doktora görünebilme rutin ilaçlarını yazdırma yönünden hiç sıkıntı yok, ama bir şeyin çıktı ameliyat olacaksan o zaman durup yavaşça özele yöneliyorsun varsa birikimini kullanıyorsun yoksa kredi çekiyorsun.
0
eja
(16.01.18)
internetten ya da telefonla randevu alıyosun. sonra hastaneye gidip o randevuyu alabilmek için tekrar sıra alıyosun.
0
elorelia
(16.01.18)
hiç memnun değilim.

anlatılmaz yaşanır, her hangi bir zamanda ülkedeki herhangi bir hastenye git kendin gör.
0
Photographer
(16.01.18)
Hekim sayısı az, hasta sayısı fazla. Sistem optimum muayene süresine göre randevu vermiyor. Psikiyatri hekimini 10 dk arayka hasta görmeye zorluyor. Hekim hastalığın kendisini değil en yüksek olasılıkla ne olabileceğini bulmaya mecbur kalıyor. Muayene süresi biraz uzasa sıra bekleyen diğer hastaların sabırsız tepkisi ile karşılaşıyor. Doğru tanıyı alamayan hasta tekrar tekrar sisteme dahil oluyor hem kendi tedavi süreci aksıyor hem sistemde kısır döngü oluşuyor. Hastalar da sıkıntılı, verilen tedaviyi düzgün uygulayan kişi sayısı o kadar az ki, bunlar da başka bir şekilde tekrar hastaneye geliyorlar. Özel hastanelerde yoğunluk yok ama oradaki sağlık personelllerinin de bir standardı yok, hekim dahil.
0
curukturpkokusu
(16.01.18)
çok memnunum (!) sabah akşam hüloğluyorum.
0
burya
(16.01.18)
Hiç memnun değilim, o nedenle özele gidiyorum artık.

Geçen yaz ya insanlarlar övüyor, belki düzelmiştir diye evimin yakınındaki kadın doğum hastanesinin ek kliniğine gittim. Gitmez olaydım. Herkesin surat zaten bir karış. Hasta koltuğuna yatacağım bir baktım ıslak leke var, hemşireye rica ettim değiştirebilir misiniz diye "Yeni değiştirdik zaten" diye çemkirdi ve ben girdikten sonra değiştirilen bir örtü olmamıştı. Doktor sorması gereken şeyleri sormadı. Smear sonuçları da 40 gün sonra çıkıyormuş (deveyle falan yolluyorlar herhalde laboratuvara). Sonuçları göstermeye gittiğimde de hemşire ayakkabılarınızı çıkarmanıza gerek yok dedi, doktorun önüne yatınca bu defa doktor niye ayakkabılarını çıkarmıyorsun, çıkar da gel dedi (ki ayakkabı hiçbir engel teşkil etmiyor). Bu saçma tavırların üzerine de hayatta devlet hastanesine gitmem.

Bu olaydan 6 ay sonra özele gittim, doktor her şeyi detaylıca anlattı, hangi testi neden yaptığını, neler olabileceğini vs belirtti. Sonuç randevusunda şehir dışında olacağımı söylediğimde telefonla ararız istediğiniz saatte dedi ve telefonla bilgi verdi. Devlet hastanesindeki gibi insanı geren bir ortam ve ilgisizlik+hijyensizlik yoktu.
0
kayranin kedisi
(16.01.18)
en yakın zaman deneyimlerim:
ilaç yazdırmak ile yazdırmamak arasında sizin kârınıza olacak bir fark yok. kalkıp gidip randevu, yol, zaman, program vs, yine para veriyorsunuz, yan binadan alacağınız ilaca.

bir kere, "oha bu kadar iyi doktoru ilk defa görüyorum" dediğim biri vardı, onun dışındakiler ortalama.
iki tane de "bunun burada oturması insan sağlığı ve hayatı için tehlike" dediğim. Hele sonuncu, ruh hastalıkları hastanesinde, sanırım hastaydı.
Ben olumsuz etkisini yaşamadım ama konu hakkında bilgisi olmayana kalıcı hasar verebilecek biri orada oturuyorsa, sağlık sistemine toptan "berbat" demek isterim.

ayrıca saçmasapan kurallar, yaş sınırı ile ilaç vermiyor filan.

ek: online olarak randevu almak ve o zamanda randevuya girmek, memnun olduğum kısmı. ama bu zaten, zamanın gereği.
0
neynep
(16.01.18)
Ankara'nın göbeğinde, Ankara'nın en büyük ilk 3 devlet hastanesinde zatüre olduğumu bilemedikleri için neredeyse ölüyordum. Bu yüzden artık hep özele gidiyorum.
0
mayday
(16.01.18)
değişken genel olarak.

üniversite hastaneleri daha karmaşık ve sistemsiz. çapa'ya gidince ömrümden ömür gidiyor her seferinde ki burada aylarca kemoterapi aldım, ailecek bu iğrenç prosedürler nedeniyle psikolojimiz bozuldu. resmen bok bile hastadan daha kıymetli oralarda. mesela geçen ay bi muayene olacaktım, ücretli olsun çabuk olsun dedim. lan ücreti yatıracağım yerdeki veznede adam yok. belli bi zamanda bankaya kasalarındaki parayı yatırmaları gerekiyormuş. başka binaya geçtim. orada da aynı. son anda başka binanın veznesinden gideceğim polikliniğin parasını yatırabildim. neyse ki kendi ihtiyacımı giderecek durumdaydım o zaman ama daha kötü günlerimi anlatsam roman olur. doktorların da suçu yok. bana 2 kez aynı soruyu sorsa biri bi asabileşiyorum, insanlar napsın günde kaç kaçıkla uğraşıyorlar ki bazı insanların para veriyoruz sen bizim malımızsın tavrıyla doktorla iletişim kurduklarını inkar edemeyiz.

şuan küçük bir yerde memleketimde tatildeyim. annemi hastaneye götürdüm. randevum yoktu, hiç beklemedim. doktor harikulade bir şekilde dinledi. sonra elimizdeki tetkiklere baktı, sonra kendi ufak tefek şeyler istedi ve yine son olarak her şeyi detaylıca anlattı. maaile hayran kaldık doktora. böyle güzel şeyler de yaşayabiliyoruz ama nadir.
0
ruh i tibbiye
(16.01.18)
Sağlık sektörünün bizzat içinde bir insan olarak kimse bu sektördeki çok büyük bir çoğunluğun eline düşmesin diyorum.
0
ms brownstone
(16.01.18)
Hastahanede calisan (devlet, özel, vakif) ve etrafindakileri fazlasiyla hastaneye götüren biri olarak;

-Özel/devlet/vakif hastanesi ayrimi degil, DOKTOR ayrimi yapin.

-Durum ciddi ise en az 2 doktorun görüşünü alin.

Bunlarin disinda polikinlik hizmetlerinde internetten/telefondan randevu alma sistemi güzel. Aile olarak kullaniyoruz.

Muayene de tabiki sizinle ilgilenilen süre ve doktor sayisi az. Ve bu düzelmeyecek.

İlaç tedarigi konusunda asil sorun bence talep degil. O ilaclarin o hasta için gerek olmamasi ve/veya yanlis ilac kullanimi.

Masraflar konusunda ise saglik sistemi su an yari özel gibi bi sey zaten. Ödeyecegimiz para gittikce artacak.
0
bir3iki7
(16.01.18)
acemi ye katılıyorum. kan sırası beklemek baya depresif. ultrasona bi kaç ay sonrasına gün alınabiliyor.
0
barankovan
(16.01.18)
maalesef berbat. yirmi yaş dişi için 2019 haziran'a anca gün bulabildik. yakın zamanda bir çok kez devlet hastanelerine gitmek zorunda kaldım. çok kalabalık. her yer pislik içinde. doktorlar(belki de iş yoğunluğundan) oldukça ilgisiz. allah düşürmesin.
0
tantunisultansuleyman
(16.01.18)
Kuş kadar asgari ücret, kuş kadar emekli maaşı verilip sağlık hizmetinden katkı payı alınması.

-Katkı payları neden sürekli artıyor?
-Bazen sisteme girmeden ilacı direkt eczaneden almak daha ekonomik oluyor.
-Emekliye ve asgari ücretliye neden katkı payı var? Maaşlar geçinmesine yetecek kadar bile değil. 1400 maaş alıp 200 tl sini katkı payı ödeyen biliyorum. Eczaneye ödediği de var artı olarak. Muayeneye gitmek için yolu var, tahlil sonucu beklerken yemeği var...

Doktor başına düşen hasta sayısı çok çok fazla. Devlet hastanelerinde daha çok doktor olmalı.

Kalifiye sağlık persıoneli yetiştirilmeli.
Geçenlerde burada bi duyuruda tıp fakultesinde okuyup stajinda bir tek hasta muayene edemeyen bi arkadaş hasta muayene edip deneyim kazanma arayışındaydı, nasıl yapabilirim diye sormuştu.
Mantar gibi tıp fakültesi açıp içini boş bırakmamak lazım.

Tetkiklerde gün verme olayı olmamalı bir de. Bi alet kaç para? Onun kaç katı tutarlar nerelere harcanıyor. Yapılmayacak bişi değil bu. Neden yapılmıyor?

Bütün olarak;
Bir memlekette halkın mutluluk kaynağı olarak ezici çoğunlukta "sağlık" demesinin işaret ettiği konu; sağlık hizmetlerinin yolunda gittiği değil, o yönde yaygın endişe olduğunun göstergesi olsa gerek.
(Tabii insan sağlığına etki eden diğer etkenler beslenme, karnını doyuruyor olabilme vb. ile birlikte)
dergipark.gov.tr

Teknolojinin sağlık hizmetlerine girmesi konusunda fena değiliz. Daha ileri aşamaları beklemedeyiz.

"Devletin okulu varken dershaneye ne gerek var" sorusundan sonra şimdi "devletin hastanesi varken özel hastaneye ne gerek var" sorusunu sormalıyız.
Sağlık hizmetlerinde bana göre en büyük sıkıntılardan biri devletin hastanesi özel hastane ayrımı.
Devlet özel hastane ihtimamında hastane hizmete sunacak kadar aciz değildir mutlaka.

En önemlisini en arkaya sakladım.
İlaç konusunda da tedavi konusunda da skandal niteliğinde durumlar yaşanıyor. İnsanlar aralarında yardım toplayıp hasta tedavi etmeye çalışıyorlar.
Yalnış tedaviler yapılıyor, yanlış ve fazla ilaçlar veriliyor.

Sonuç:
Sağlık hizmetlerinden bütün olarak bakınca memnun değilim.
İyi ki insan gibi insan, doktor gibi doktor, herşeye rağmen özveriyle çalışan sağlık personellerimiz var. Azalmaya başladılar ama henüz varlar.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(16.01.18)
Hiç memnun değilim. İnsan çok, hekim az. Her hekim devlette çalışacak diye bir kural yok ama resmen devlette çalışmak için boyun eğmek gerekiyor her şeye. Muayene süresinin kısalığı, insanların tahammülsüzlüğü(Hekim kapısında beklemezse ölecek insan çok çok fazla.), hastanelerin yapılırken hiç bir şekilde gelişme göstermemesi gibi(En basitinden bina çok büyük yapılıyor ama nüfus çoğalınca veya gelişen teknoloji hastaneye girmek isteyince yer yok deniliyor. Ama cami yapılırken çok büyük yapılıyor.) bir çok madde sıralayabilirim. Aslında bazen aklıma geliyor hastanelerde işlerin düzenli yürümesi için her gelene bir insan(çoban) verilmesi. Çünkü bizim milletimiz ondan anlıyor ancak. İlla ki biri ona direktif verecek, ona neyi yapıp yapmaması gerektiğini söyleyecek.(Şuraya git, buraya gitme... İçeriyi görmeden kapıyı açma, hekimin kapısının önünde bekleme diyecek.)

Ben dişim için bir sıkıntı olduğunda özel arabamla 220 kilometre yol gidip diş hekimi arkadaşıma gözüküyorum. Hatta belki herkes okumuştur bir yerlerde. "Önceden MHRS yokken hastanelerde sıra bekliyorduk, şimdi aynı sırayı evlerimizde bekliyoruz." diye.
0
ceyhan prensi adana
(16.01.18)
Şehir İstanbul. Şikayetçi olduğum söylenemez. Randevu alma sistemi güzel, daha önce gittiğin bir hastaneyse barkod falan da uğraşmana gerek yok direkt doktorun odaya gidip ekrana bakabiliyorsun. Endoskopi yaptırdım uyuttular falan gayet güzeldi. Sonucuma bakan doktoru beğenmedim, başka doktora gittim dedim şu ilaçları istiyorum o da evet bunlar doğru dedi yazdı.

Geçen mesela burnumda üç dört senedir duran ufak bir kist için gittim, bir de üşenmedim GATA'ya gittim iyi doktor olsun diye, hıyar herif antibiyotik bir sıvı verdi, yani geçirmeyeceğini ben biliyorum o bilmiyor, kullandım geçmedi tabii. Bugün başka doktora gittim o da azot sıktı, geçer umarım. Yani dandik doktorlar var ama iyisi de var.

Ben bir de hep son randevuları alıyorum hastane bomboş oluyor. Neyse Amerika'dan iyi sonuç olarak buna şükür.
0
i was made for you
(16.01.18)
boynu tutulan doktora gitmese veya insanlar kendi sağlıkları konusunda azıcık fikir sahibi olup saçma sapan şehir efsaneleriyle kendilerini tedavi etmeye çalışırken daha da kötüleştirmeseler sağlık hizmetleri o kadar da kötü olmaz sanki. ben ise hep küçük şehirlerde gittiğim için hastanelere hep memnun kaldım ama büyük şehirlerde öyle olmadığını duyuyorsak doğrudur.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.01.18)
Teknolojinin kullanımında daha ileri aşamaları beklemedeyiz demiştim. Vaktim olmadığı için içerik yazamamıştım. cevabı okuyup tiklemişsin o nedenle yeni cevap olarak yazıyorum.

Öğrencilik yıllarından başlayarak meslek hayatı boyunca çalışanların mesleğiyle ilgili yapılan çalışmalara gelişmelere, yayınlara ücretsiz şekilde ulaşabiliyor olması hizmetin kalitesinde, başarısında çok büyük fark yaratır.

Bilgiyi ulaşılabilir kılmak lazım. Türkçe olarak. Çünkü şimdi bilgi çağındayız. Bilgi çığ gibi büyüyor. 1.5 senede iki katına çıkıyor ortalama olarak.
Devlet bilgiyi üretene telifini ödeyip, bilgiyi halkın kullanımına sunabilirse bizim önümüzde kimse duramaz.

Uluslararası düzeyde seminerler, kongreler, çalıştaylar vs olduğunda bas parayı bağla hastanelere. Alanıyla ilgili olan biteni öğrenmek için zaman ve para harcayıp gitmesin insanlar. Bağlanamıyorsan illa gidilmesi gerekiyorsa da sen gömder. Gitsin sonra gelip burada anlatsın.

Yayınların çevirisini yaptır. Gençler işsiz, istihtam olur, ve bedelini fazlasıyla geri alırsın.

Ben eminin ki "ben devlet olarak bilim üretmek, teknoloji geliştirmek istiyorum" dense bu gençler fazladan çalışırlar, ellerindeki işi bırakıp koşarlar. -özellikle 80 kuşağı başı çekecektir-

Kimse duramaz önümüzde kimse.

Hintlinin evinde fırın yok, (en üst kast) ders araç gereci ekmek gibi nimetten sayılıyor. Adamlar ilacın içeriğini çözümlüyorlar hükmet kararıyla.Sonucu görüyoruz. Amerikalı gidip Hindistan'da tedavi olmaya başladı.

Her şey mümkün, çok güzel işler yapabiliriz. Başımızı oraya çevirelim yeter ki.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(17.01.18)
Vallahi ben gram memnun değilim, yaşadıklarımı saysam şuradan yol olur. Ulan bir kere şu nasıl bir mantık; 2 ameliyat oldum biri devlet biri özelde (başkent'te) devlete daha fazla para verdim? O zaman niye sigortam var benim, neye prim yatırıyorum?

Acil durumda hastaneler sizi kabul etmemek için takla atıyor, acil durumda bir hastaneden bir hastaneye sevk gerekti diyelim, hastanelerden cevap gelmiyor, 112 tepkisiz kalıyor. Daha da sayarım. 2-3 kere bu durumla karşılaştım, araya 1500 adam sokarak hallettik tüm işleri. Böyle sistem mi olur ya?
0
dilligaf
(17.01.18)
"doktor az" denilmiş. ben de sayı vereyim. küçük bir İLÇEDE devlet hastanesinde göz doktoru olan babam günde 100-120 hasta bakıyor. sağlık sisteminin aksayan yanı bu.

ve gerçekten doktor için önemli değil. mesaisi devam ettiği sürece kalır, elinden geldiğince tedavi eder. işi bu. 10 hasta gelmiş, 500 hasta gelmiş, bir o kadar hasta yakınıyla uğraşmış falan o kadar da çok fark etmez. kafasını yastığa koyar unutur. ama hasta olarak sen bir sürü şey bekliyorken doktorun sana ayıracak 4-5 dakikası var.

ikinci bir konu da doktora güvenememek. bir kere gerçekten çok tecrübesiz ve bilgisiz doktorlar var. görmesem inanmazdım ama lisede en tembel arkadaşlarımdan biri Bulgaristan'da tıp okudu, şimdi doktor. kendisi bile şaşırıyor doktor olduğuna. dediğine göre hiçbir şey öğrenmemişler şimdi stajda falan görüyormuş yeni yeni. bir akrabam ve arkadaşları sırf puanları düşük diye yeni açılan bir özel üniversitenin tıp bölümünü yazdılar, kuş kadar puanla tıp okuyorlar. "ay hem de arkadaşlarımdan ayrılmamış oldum, ne güzel ^^" diyor.

güvensizliğimin ikinci sebebi de, seni doğru dürüst dinlemeden ilaç yazıp gönderiyor artık çoğu doktor. özellikle antibiyotiklerin ve antidepresanların bu kadar kolay yazılabiliyor olmasını aklım almıyor. oysa yan etkileri böyle güçlü olan ilaçlar ancak son çare olarak kullanılmalı. gerçi bu konuda hastada da suç var. çünkü hasta ilaç yazan doktoru seviyor. çoğu insan doktora uyduruktan bir şikayetle gidip muayene olduktan sonra "bir şeyin yok" lafını duymaktan hoşlanmıyor. istiyor ki illa bir rahatsızlığı olsun. illa tedavi edilsin. oysa doktorluk şöyle bir şey; sen kolunu kaldırdığında kalbinin köşesi acıyor diye doktora gidersen aslında doktor sana bakıp "kolunu kaldırma o zaman" demek ister. ama diyemez çünkü sonra olay çıkar "dohtor bağa bahmiyir" diye. yav önemli bir şeyin olsa doktor sana niye bakmasın?

son olarak; sağlığın özelleştirilmesi benim etik değerlerime çok ters. işin içine para girince doktor da hasta da çekilmez oluyor. daha fazla para almak için gereksiz tedavi uygulayan doktorlar ve "parasını verdik o kadar, elbette ki yapacak" modundaki hastalar yüzünden özele gidemeyen kesim asla düzgün sağlık hizmeti alamıyor.

tabi para demişken doktorlara belli sayılarda ilaç hedefleri koyup onları sattırmaya çalışan, karşılığında doktorlara "küçük süprizler" yapan ilaç firmalarını ve bu teklifleri kabul eden doktorları da unutmamak gerek.

hof ben bu sağlık sistemini cidden sevmiyorum ya.

gerçi bu kadar konuştum ama hakkını yemeyeyim, geçen sabah Haydarpaşa numune'deydim rutin kan ve idrar tahlil için. 20 dakikada bütün işlerimi halledip çıktım. şahaneydi.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(17.01.18)
bugün gözüme çarpan (!) bir haber konuyu özetliyor aslında. sosyal güvenlik kurumumuzun üzerinde çok büyük bir baskı var.

"İstanbul Küçükçekmece’deki Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne 5 aylık süreçte gelen, yaşları 18’in altında 39’u Suriyeli 115 çocuğun hamile olduğu saptandı." haber detayı: www.hurriyet.com.tr

zaten yetersiz olan doktorlarımızın bakması gereken hastalara 3-4 milyon suriyeli daha eklenmiş durumda. üstelik bu hastalar ücretsiz bakıldığı için içlerinde (ab'den para alınıyor olması bir şeyi değiştirmez) canları sıkılınca dahi hastaneye gidenlerin olduğunu düşünüyorum ben. 65 yaş üstü vatandaşlarımıza ücretsiz ulaşım hakkı verildikten sonra ihtiyacı olanın da olmayanın da ulaşım araçlarını kullandıklarını biliyoruz. birkaç yıl içinde bu duruma müdahale edilmezse sağlık sistemi çok daha kötü olacaktır
0
burya
(17.01.18)
Ek olarak:
Bir arkadaşın eşi alzheimer. Yatalak ve tek bakıcısı arkadaşım.
Eşinin raporlu ilaçlarını yazdırmak için hastaneye gitmesi gerekiyor. Başka bi yolu bulunmalı bunun diyordu.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(17.01.18)
(4)

en ucuz doktora nerede?

arkeolojik usb
özel üniversitelerde promosyonlu en ucuz bildiğiniz doktora programı neredesir?
özel üniversitelerde promosyonlu en ucuz bildiğiniz doktora programı neredesir?
0
arkeolojik usb
(15.01.18)
Öncelikle, doktora sandığınız gibi bir şey değil.
Ayrıca çoğu özel üniversite doktora programı açmaz çünkü para getiren bir şey değil. Açanlar da sadece %100 burslu alır, onlara kabul almak da devlet üniversitesinden kabul almaktan zor çoğu zaman.
0
kayranin kedisi
(15.01.18)
Anlasilan askerlik durumlari. Insan icinde telafuz etmeye utanacagim bir okulda yapiyorum ben, burdan yuru derim.

Idealist arkadaslara da bir sozum olacak. Ben universiteyi yurt disinda bitirdim, canimdan can cikti bitirene kadar. Master yaptim tezli, cogu hoca derse gelme kimse gelmiyor diyordu, gitigim dersin hocasi ise surekli ceviri yaptirtiyordu. Gaza gelip odenekle proje yaptim hatta yurt disinda makale yayinlandi, heves ettim is gezimle birlestirdim, danismanim prof ilk gun 30 dk durdu sertifikayi aldi ulke gezisine cikti sonra o kadar diyeyim. Kadro doldurma falan diyorsunuz da, ulke egitim sistemimiz super isliyor da benim mi haberim yok?
0
pietro
(15.01.18)
en ucuz doktora siz nerede yaparsaniz orada olacak.
0
neumann
(15.01.18)
Kelime oyunları ile idealist olmaya gerek yok , saygıdeğer eğitim kurumlarında idealist öğretim görevlileri olarak geleceğin prof. ları olmanızı bekliyorum. Bekliyorum ki papaz eriğini , imam eriğine çeviren nesiller olmasın. Şükür bu ülke ve kendim adıma tezli yüksek lisansımı yaparak kendimi gerçekleştirdim. Bu dakikadan sonra yaptığım meslekten kopmamak adına tecil ihtiyacım olduğu için ülkeye bir şey katamadığınız için ver parayı - al tecili kurumlardan faydalanmak istiyorum. Öyle çok da abartmayın ilk doktora görüşmemde , yeterlilikde mis gibi de kabul aldım. Şimdi sadece evrak, para, tecil üçgenli mükemmel ülkemizin izin verdiği ticari bir kurum arıyorum. Açık mı? Teşekkürler.
0
🌸arkeolojik usb
(15.01.18)
(5)

5 aylık dişi kedinin kısırlaşması

Cursed Chico
kızgınlık dönemi başlamış. sürekli evde dışarı çıkma şansı yok hiç. kısrlaştırma için riskli olur mu 5 ay yoksa beklemek daha mı iyi bir sene. farklı veteriner görüşleri var da
kızgınlık dönemi başlamış. sürekli evde dışarı çıkma şansı yok hiç. kısrlaştırma için riskli olur mu 5 ay yoksa beklemek daha mı iyi bir sene. farklı veteriner görüşleri var da
0
Cursed Chico
(13.01.18)
5 ay kısa bi süre.
0
nice tnetennba
(13.01.18)
1 sene değil de en azından 1 yaşına kadar bekleseniz daha iyi olabilir. 5 ay çok küçük :(
0
kayranin kedisi
(13.01.18)
5 ay çok küçük. Kızgınlık dönemi tam olarak atlatılmadan kısırlaştırılmaz zaten. 1 yaşını tamamlasın, kızgınlıkla alakasının olmadığı bir zamanda yaptırın.
0
yaren
(13.01.18)
1 yaşını tamamlamasına gerek yok, 6 aylıkken kısırlaştırabilirsiniz. Ancak kızgınlıktan çıkmış olduğu bir dönemde olmalı operasyon.
0
mutlusismankedi2015
(13.01.18)
6 aylıkken kısırlaştırma olabişlyor da. BaZI vetler zararlı diyor.bbazıları 1 yaşına kadar bekleyin diyor. Bilimsel bir şeyler var mı bunla ilgili_
0
🌸Cursed Chico
(17.01.18)
(4)

Hasar kayitli araba / oto ekspertiz

stavro
Agir hasar kayitli arabanin riski nedir? Satisinin zor olmasi disinda. Soyle sorayim, hasar kayitli araci almak tamamen kumar mi yoksa sorunsuz oldugunu anlamanin yolu var mi, hasar kayitli araci alanlar bildigin kumar mi oynuyor?Bir de oto ekspertiz arabanin nesine bakar? Ekspertizin sana soyleyeme
Agir hasar kayitli arabanin riski nedir? Satisinin zor olmasi disinda. Soyle sorayim, hasar kayitli araci almak tamamen kumar mi yoksa sorunsuz oldugunu anlamanin yolu var mi, hasar kayitli araci alanlar bildigin kumar mi oynuyor?


Bir de oto ekspertiz arabanin nesine bakar? Ekspertizin sana soyleyemeyecegi sey nedir araba hakkinda? Hasar kayitli araci ekspertize gosterip kullanilabilir durumda olduguna kanaat getirebilir miyiz?
0
stavro
(12.01.18)
ağır hasar piyango gibi biraz, servis bile onarmış olsa çok dağıldıktan sonra tam düzeltilememiş olması ihtimali oluyor.

yaptırıldığı gibi satılanlardan ziyade birkaç sene önce hasar alıp yaptırılıp kullanıldıktan sonra satılan araçlar bir nebze daha güvenli olabilir gibi geliyo bana, bi sıkıntısı olsa o zamana çıkardı mantığıyla.

ekspertiz mevzusu konusunda bilgim yok, bi kere özel servise göstermiştik arkadaş için, bilmem kaç bin liralık masrafı var diyip pazarlığa oturmuştu herifler satın alınmamış araba için.
0
yuto
(12.01.18)
ağır hasarlı araç almanın riski ciddi bir kazaya karışma durumunda çarpışma enerjisinin direk size aktarılması olabilir. yani ölüm riski ciddi şekilde artar. 2 tane video ekliyorum bunları ağır hasarlı araç almaya karar vermeden bi izleyin. ek olarak araçların kaza sonrası şasisinde ciddi deformasyon mevcut, ite kaka düzeltilen şaside düzen tutmayabilir. otobanda giderken belirli bir hızı geçtiğinizde araç sağa sola çekebilir. motor bir anda kapanabilir, kilitlenebilir. tabi bunlar olmayabilir de. ama risk yüksek bana göre.

www.youtube.com

www.youtube.com
0
sutu seven kamyoncu
(12.01.18)
Son aracım hasarlıydı. Satmayı düşünmezken sattım biri çok istedi diye. Ucuz alıyorsunuz, ucuz satıyorsunuz. Herhangi bir şekilde zarar etmiyorsunuz yani.

Ustama güveniyordum, ekspertizde her şey çıkıyor zaten. Şaselerde herhangi bir şekilde oynama/müdahale yoksa, kaput ve tavanda boya/işlem yoksa, araba sel hasarlı değilse alınabilir.

Tabii o arabayı alana kadar ne arabalar gördüm, şaseye kaynak yapılmış arabayı park halinde çarpılmıştır falan diye itelemeye çalışan vb. İyi baktırmak lazım.
0
kayranin kedisi
(12.01.18)
sutu seven kamyoncu,kayit disinda gercekten agir hasar kayitli araclari guzel aciklamis.kayit disinda dememin sebebi bizde sigortanin standart bir uygulamasi olmadigi icin hangisi agir hasarli,hangisi hafif anlaman mumkun degil.

Bunu sundan soyluyorum,ben parami degerlendirmek,birazda sanayi menemenine hastalik yuzunden bu isi yapiyorum.son aldigm arac 2017 dacia duster.sadece sag kapisi vuruk,marspiyeli kirilmis,bunun disinda marspiyelin altida dahil olmak uzere sifir hatali bir araba.bu arac agir hasarli olarak sigortadan satilmis,ihaleye girenlerden ben aldim.sifir marspiyel alip boyattim,hurdaliktan ayni renk kazali bir aracin kapisini benim kapi ve ucret olmak uzere takas yaptim.aracta su an boyali sadece marspiyel var ama agir hasarli.

Birde bunun tam aksi piyasada gordugum bildigin iki arabadan bir araba yapiyor adamlar ama hafif hasarli yaziyor.

Kisacasi orada ne yazdigina kesinlikle inanma,burada ekspertiz veya aracin servisi onem kazaniyor.son bir iki senede ekspeiz servisleri populer olmaya basladi ancak ben yinede aracin kendi servisinde,mumkunse tanidigin bir serviste kontrol edilmesini dogru bulurum.hayati parcalarda yapilan birlestirme islemleri,sase duzeltmeleri gibi durumlarin kesinlikle kontrol edilmesi gerekir.boya isine cok takilmayin,bu ulkenin bu da sonradan gerceklesen okb lerinden birisi oldu.adam araba cizildi diye cocuguna ates ediyor falan ama asil onemli konuaracin ana aksamlari,boya vs ikinci plan.

Su konuda onemli,bu isi yapan arkadaslarla konusmalarimizda da hep soyledigim,ne olursa olsun,kaza yapmis aracin sifir hata toplansa bile sesinde,gidisinde,calismasinda mutlaka bir iz kaliyor.
0
duptıs
(13.01.18)
(3)

Bu hafta sonu açıköğretim sınavı varmış

etna
Ben vizelere giremedim, final sınavlarıda bu hafta sonuymuş.YouTube'da filan hemen hızlıca çalışabilecegim kanallar var mı?1. Sınıf işletme
Ben vizelere giremedim, final sınavlarıda bu hafta sonuymuş.
YouTube'da filan hemen hızlıca çalışabilecegim kanallar var mı?
1. Sınıf işletme
0
etna
(11.01.18)
bir defa baktım videolara hepsi çöptü. ünite sonlarındaki özetleri okuyup örnek sorulara bak daha faydalı olur. en sonunda da her ders için çıkmış sorulara bakıp halledersin. 1. sınıf dersleri temel şeylerdir zaten çok zorlamaz.
0
nrmnm
(11.01.18)
ya zaten her yıl aşağı yukarı aynı abuk sorular geliyor.

çan, 3 yanlış 1 doğru gibi şeyler getirdiler millet sallamasın diye ama bence hepsini sallasa bile birisi geçecek notu bulur, dünyanın en şanssız elemanlarından değilse.
0
passion rules the game
(11.01.18)
Video'ları boşver, ünite sonlarındaki özetlere ve sorulara bak.
Açıköğretime soru yazdığım için o kadar açıköğretim kitabı okudum, özet ve soru hazırladım. Çoğu zaman özeti yeterli buluyorum.
0
kayranin kedisi
(11.01.18)
(16)

Polisin pantolonuma laf atmasi

bahtiyar
Arkadaslar selam. Bugun basima gelen bi olayi anlatmak isterim. Anadolu yakasi metroya girerken bi polis tarafindan durduruldum ve kimligim istendi. Neyse verdim ben de kimligimi. Sonra polis pantolonuma bakti ve bana, sen ne is yapiyorsun? diye sordu. Ben de yeni mezunum, calismiyorum dedim. Hangi
Arkadaslar selam. Bugun basima gelen bi olayi anlatmak isterim.

Anadolu yakasi metroya girerken bi polis tarafindan durduruldum ve kimligim istendi. Neyse verdim ben de kimligimi. Sonra polis pantolonuma bakti ve bana, sen ne is yapiyorsun? diye sordu. Ben de yeni mezunum, calismiyorum dedim. Hangi bolum dedi. Konservatuvar dedim. Sonra gulerek pantolonuma bakti ve belli oluyor dedi. Ben de belli oluyor derken? diyince o da hemen gulerek pantolon cok degisikmis ya dedi. Ben de bence cok guzel dedim gayet notr bir tonla.
O da zevzek zevzek gulup o degisir bence deyince ben de evet ben de onu diyorum zaten degisir dedim. Hala gulerek pantolonuma bakiyor falan. Kimligimi uzatiyo hadi uza der gibi kafasini salliyor falan...
O kadar sinir oldum ki. Ona laf carpamamak icimde kaldi ve yol boyunca surekli bu olayi dusunup durdum.
Simdi bu polisler kendilerini ne zannediyor?
Bu hukumet bu kadar mi guc verdi bunlarin eline de istedigine laf atip giyimine kusamina soz soyleyebiliyorlar.
Sizce ben bu durumu BİMER’e sikayet etsem mi?

Kimi kime sikayet ediyoruz o da ayri...

Not: pantolonu ekte paylastim. Benim ki bu pantolonun aynisinin siyahi.
0
bahtiyar
(11.01.18)
Şaşırmıştır bol pantelonu görünce, malûm Tayt kız-erkek milli giysi oldu neredeyse.
Hükümetle nasıl bir bağ kurabildiniz bilemiyorum ama bence takılacak bişey değil, şikayet falan. Geçen burada istediğim botu paylaştım demediklerini bırakmadılar, eğlendim çok meselâ.
0
mslny
(11.01.18)
Polis olmak için aranan şartlar belli, kimleri polis yaptıkları da belli. Dolayısıyla çok takılmamak lazım.
0
kompisko
(11.01.18)
Orada korkup ses çıkartmayıp gelip burada ağlamak çözüm değil.

Polis garibanın tekidir aslında, öyle her gün ak parti üst düzey yetkililerinden direktif alıp da size hayatı dar edecek değiller. Adamlara grup amiri geç şurda bekle 12 saat diyor o da orada bekliyor sıkıntıdan vatandaşa sarıyor.

Kantarın topuzunu kaçıran(kaçırdığını düşündüğün) bir polis olursa kolunda sicili yazar. Yazmıyorsa da kimliğini sor, yasal olarak göstermek zorunda. Göstermeyi reddederse amirinle görüşecem de, benim de kardeşim Van'da çevikte komser falan de(sallıyorum) direk gerivites yaparlar.

Sicil no'su ve adı soyadı ile gün saat belirtilerek verilen bimer şikayeti önce İçişlerine, oradan Valiliğe, oradan il emniyete, oradan memurun bağlı olduğu şubeye, oradan ekibine düşer. En sonunda herkesin başı ağrıdığı için o memurun da başı ağrır.

Eski bir polisten taktiği aldın hadi yine iyisin.

Kimseyle politik alt metinler üzerinden tartışma devlette çalışan, zararlı çıkan sen olursun.

Hele hele hiçbir polise maaşını ben ödüyorum deme, çıkartır 20 lira suratına atar, sonra da gözaltı yapar, görevdeki memura mukavemetten rezil olursun.

Pvsk, cmk, dmk ve eödt'yi polisten iyi bilemeyeceğini unutma, fazla bulaşma, direk abi çek polis görünce, kendini büyük görmeye bayılırlar. Özellikle çeviktekilerdeki ego Zlatan'da yoktur.
0
bos gezenin bos ustasi
(11.01.18)
Gay iması yapmış sana.
0
Cruyff
(11.01.18)
pantolon şahane. simit tezgahı açamayan polis oluyor. takılma he de geç. onların da üzerindeki baskı sonucu kafaları pek sağlıklı değil.
0
karlmarx
(11.01.18)
o pantolonla metrodaki polise denk gelene kadar başka kimse nasıl ta*ak geçmemiş onu düşünüyorum, konumuza gelirsek salak bir polise denk gelmişsin , benimde çoraplarımla ta*ak geçerler çevirdiklerinde, o kadar geçerlerki montumun cepleri dopdolu olmasına rağmen aramak akıllarına bile gelmez çoraplardan . devletin ona verdiği yetkiden dolayı seni çevirebilip 1e1 diyalog şansına doğrdudan ulaşıp içinden geleni söylüyor, emin ol gün içinde o pantolona laf etmek isteyen en az 30 40 kişi yanından geçip gitti sessizce, bence bizde bi polis takıntısı oluştu , o pantolonla new york dışında amerikanın her şehrinde makara konusu olursun polisler dünyanın heryerinde aynı , avrupanın her şehrinde bir çevirmede polis laf kondurur o pantolona , ama bizim ülkemizin farkı adam sırf senle dalga geçebilmek için çevirebiliyor, bu da dünyanın hiçbiyerinde olmaz işte , bizde polislik adı altında tanrıcılık oynayan bir memurlar grubu var lanet olsun
0
docrivers
(11.01.18)
5 sene sonra sen de kendine güleceksin, polis değilim ama bence de komik ve belli oluyor :D
0
nocturness
(11.01.18)
Pantül güzel. Sen diyalogu gereksiz uzatmışsın polisle. Saol abi deyip kesip atacaksın geyiği, sen bozulup cevap verdikçe coşmuş adam. Takmayın böyle şeyleri.
0
hasmetizm 2046
(11.01.18)
Yanlış anlama şidmi maksadım dalga geçmek değil ama hatunsan giy neyse de erkeksen yani haketmişsin diyebilirim :D
o ne öyle 7. sınıfa giden fakir çocuğun 5. sınıfa giden kardeşinin okul pantolonunu giymesi gibi. Acayip iğreti ve amele duruyor bence.
0
The_Lollok
(11.01.18)
rezalet oranı 2/10
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.01.18)
bence çok şık bir pantolon, takılma sen böyle insanların dediklerine boşver.
0
killerbee
(11.01.18)
Polis biraz sıkıntıdan olsa gerek takılmak istemiş sınırı da az aşmış. Pantolona gelirsek, gerçek pantolon bu olamaz.
0
1adam
(11.01.18)
Tam da bir polisten beklenecek türde davranmış. Türkiye’deki polis profili bu zaten niye bu kadar şaşırıp kızdın anlamadım.
0
i m cool with that
(11.01.18)
insanların ne dediklerini boşverin. pantolonda da bir tuhaflık/komik bir durum falan yok bence.

polise gelince, densizlik ve hadsizlik etmiş üniformasına güvenip. bence de bimer ve cimer'e şikayet edilmeli. kimi kime şikayet ediyoruz diye düşünürsek hiç olmaz. bu iktidar zamanında daha da cozuttukları kesin ama eski iktidarlarda da polisler öyle erdemlilikten ölmüyorlardı.
0
Phoebe
(11.01.18)
Ya ne takılıyorsun salla gitsin. Sanki tek derdimiz polisin tavrı. Değişik bulmuş pantolonunu ve sormuş. Artık havadan nem kapacak derecede psikolojimiz bozulmuş.
0
boran79
(11.01.18)
Bence bir art niyet yok olayda. Adamın çevresini düşünürsek ilginç gelmiş. Çok da olağan bir şey değil şimdi. Sen de konservatuvar deyince adamın kafasındaki marjinal tabloya tam oturmuşsun işte. Bunda alınacak ne var? Sen beğenmişsin giymişsin, adama marjinal gelmiş. Bence uzatmaya gerek yok.

Benim saçım rastalıyken (o zamanlar Türkiye'de bu kadar görülen bir şey değildi) yolda bazı haddini bilmeyen insanlar aaa kaptan logar falan diyordu, gülüp geçiyordum.
0
kayranin kedisi
(11.01.18)
(6)

siyah haribo

dali dili havali korna
linkteki meyan kökü aromalı haribolardan satılıyor mu türkiye sınırlarında?http://4.bp.blogspot.com/-_MSbcaoJHqM/UnFe33BzYfI/AAAAAAAAAvg/4OX_LyGNsX8/s1600/hariboblackwheel.jpg
linkteki meyan kökü aromalı haribolardan satılıyor mu türkiye sınırlarında?

4.bp.blogspot.com
0
dali dili havali korna
(10.01.18)
Hayır.
0
kayranin kedisi
(10.01.18)
Gereksiz bilgi: yediğim en kötü hariboydu. resmini görünce içim ürperdi.

Satılmıyor.
0
aslinda sana ne
(10.01.18)
almanyadan getirirlerdi hey gidi günler hala oralarda satılıyor. yalnız tat olarak en kötü haribo buydu çocukluk kabusu.
0
biravekahve
(10.01.18)
acımsı haribo değil mi bu?ıykkkk aman uzak dursun.
0
jamswety
(10.01.18)
Birkac yil once bursa'da zafer plazada haribo standindan almistim. Deneyip hayattan sogumustum. Avmlerdeki haribo standlarina bakin.
0
ganbatte
(10.01.18)
Satılıyor. Haribo ya da bebeto standlarında oluyor genelde. 7-8 ay önce haribodan almıştım. Tadı iğrenç gerçekten.
0
uyusam iyi olur
(10.01.18)
(15)

Niye yeni araba aliyorsunuz

salahaddin
Arkadaşlar diyelim ki çalışıyorsunuz evlisiniz. Diyelim ki Türkiye şartlarında karı koca 10 bin lira kazaniyorsunuz. Kira ödüyorsunuz sabit. Çocuklarınız var ama özel okula vermiyorsunuz.Peki bu aile kazancını napsa iyi? 5-6 bin lira artırıyor aile. Arabaları eski sizce onu yenilesinler mı yoksa ara
Arkadaşlar diyelim ki çalışıyorsunuz evlisiniz. Diyelim ki Türkiye şartlarında karı koca 10 bin lira kazaniyorsunuz. Kira ödüyorsunuz sabit. Çocuklarınız var ama özel okula vermiyorsunuz.

Peki bu aile kazancını napsa iyi? 5-6 bin lira artırıyor aile. Arabaları eski sizce onu yenilesinler mı yoksa araba gittiği yere kadar gidip birikim mi yapsınlar?

Bi de biriktirip napsinlar?
Erkek tarafı kurtlaniyor iyi bi araba almak için :)
0
salahaddin
(10.01.18)
geçen yıl ocak ayında 60bin olan ""0"" araç bu yıl ocak ayında 85-90bin tl. erkek kurtlanmakta haklı böyle bir ülkede.
0
angelofdeath
(10.01.18)
ev alsınlar niye ev almıyolar? ev alsalar kiradan kurtulurlar bir, ikincisi evlerini istedikleri ve beğendikleri şekilde seçebilirler ve düzenleyebilirler.

1 sene birikim yapıp yüzde 25 ini falan tamamladıktan sonra, aldıkları eve bence 3000 tl ödesinler her ay, geriye kalan 3 bini de değerlendirsinler, belki ilerde ev borcu bitmeden de araba alırlar beli, ara ödeme yaparlar 1 2 senelerini rahatlatırlar.

ev yatırım aracı değildir, sürekli eskir, kiracısı sorun çıkartır, o olur bu olur, ev eğer oturulcaksa alınır? uzun bi araştırma süreci gerektirir.
0
killerbee
(10.01.18)
Ev alıp gencliklerini de borc ödemek için geçirmek istemiyorlar. Hayat sıkınca iyice zor gelir yaşamak nefes almak diye düşünüyorlar.

Erkek kurtlanip 3 4 yaşında bi araba alıp o defteri kapatalım sonra gezelim kafasında.
0
lion de la Turquie
(10.01.18)
Bence araba alsınlar hayata bi daha mı gelecekler :) bu da benim fikrim :)
0
lion de la Turquie
(10.01.18)
araba ne kadar eski o önemli. ne kadar sorun çıkarttığı da önemli.

ama en iyi yatırım evdir bana göre. araba 2. planda kalır.
0
false pretension
(10.01.18)
Altın alsınlar bankaya falan da koymasınlar. Arabayı gittiği yere kadar kullansınlar, tabi aşırıya kaçmadan. Bakımlarını düzenli yaptırsınlar. Hayat sigortası da yaptırsınlar çocuklar için.
0
yaren
(10.01.18)
"Param var fazla arabayı mı yenilesem?" Şeklinde cereyan eden düşünceler silsilesi. Kendimden biliyorum hehe.

Yalnız değilsin. *swh* ama tek kişinin isteği değil, çift kararı olmalı. Aile olmak ihtiyatlılık gerektirir; birlikte karar almalısınız.
0
baldan kaymak
(10.01.18)
kirada oturan bir ailenin yeni araba alması ne saçma. üstelik elinde halihazırda bir araba varken.

önceliğiniz ev olmalı. on sene sonra ne olacağı hiç belli olmaz.
çok uzun gibi görünse de aslında kısa bir zaman on sene.

yerinizde olsam öncelikle ev alırdım. çünkü düzenli bir hayatınız var ve kira ödüyorsunuz. on sene boyunca kira ödeseniz, on senelik kira çöpe gidecek. oysa bir ev almaya niyetlenirseniz, o para evin maliyetini karşılamış olur.
0
tabudeviren
(10.01.18)
Ev tabii ki. Ev kredisi bittikten sonra kralsın. Kira da yok, kredi de yok. O zaman istersen son model arabaya binersin. Çocuklar daha küçük anladığım kadarıyla. Onlara bırak üniversiteyi, liseye başlayınca su gibi para gidecek. Bir bakmışsın elinde 5-6 binden eser yok. Bir de gençliğini borç ödeyerek geçirme geyiği var. 50 yaşında kira ödemek sizi etkilemeyecekse gençliğinizi borç ödeyerek geçirmeyin tabii.
0
dissendium
(10.01.18)
memleketin geleceği belirsiz. ben olsam dolar, euro ya da pound yapıp atardım yastık altına. evet, bankaya da koymazdım. güvenim yok bu hükümete.

altın da almazdım. öyle.
0
cagdas donem kuramcisi
(10.01.18)
2009'dan beri aynı arabayı kullanıyorum. şu aralar aklımda işe girdiğim an, kullandığım arabayı satmanın ardından bankadaki paramı çekip; mercedes a180 cdi için borca girmek var.

bekar 26e
0
rain when i die
(10.01.18)
Couklarinin alacagi egitim arabandan onemli.

Arabanizi gittigi yere kadar kullanin ve biriktirin paranizi,yilda 60k gibi parayla bir sekilde ev alinabilir,istanbul disiysaki 10k nin 5-6 si kaliyorsa oyledir,cok rahat alirsiniz.ya da yettigi bir yerden alin,kiraya verin kendi kiraniza katkida bulunsun.

erkek tarafi vay salahhadin yeni araba yapmis desinler derdinde gibi geldi.
0
duptıs
(10.01.18)
olm 10 bin TL kazanıp nasl 5-6 bin lira arttırıyorsunuz anlayamıyorum ben. ben hep kıt kanaat :(

araba alın. araba acil durumlarda büyük ihtiyaç. öyle "taksi çağırırım" demekle olmuyor. öyle bir zaman gelir ki taksi bulamazsınız.

edit: kıçımla okumuşum soruyu. araba varmış. kalsın araba gidiyorsa.
0
teritori
(10.01.18)
yeni düzgün bir araba yüz bin lira.

yüz bin liraya ev alsınlar, ufak ufak taksit öderler.
0
babilbaligi
(10.01.18)
Çocuklar için birikim yapın.
0
kayranin kedisi
(10.01.18)
(14)

ketçabın anlam ve önemi

binder dandet
ketçap sizin için nedir?Asıl bir tat mı? sadece sos mu?what is ketçap?
ketçap sizin için nedir?

Asıl bir tat mı? sadece sos mu?

what is ketçap?
0
binder dandet
(10.01.18)
Olmasa aramam. Hicbir anlami yok benim icin. Uzgunum ketcap.
0
japon askeri
(10.01.18)
Sadece patates kızartması ve kumpire eklediğim olmasa da olur bir şey benim için. Son 1 senedir 2-3 öğünde ancak tüketmişimdir sos olarak.
0
ms brownstone
(10.01.18)
asla yemem.
0
tepedeki psychedelic adam
(10.01.18)
yemem-aramam-olsa da kullanmam.
0
ya ben lan neyse
(10.01.18)
Normalde yemiyorum. Daha doğrusu ketçap sıkılacak yiyecekler (kızartma makarna vb) tüketmediğim için yemiyorum fakat önüme bol peynirli makarna gelse sıkar mıyım? Madem makarna yiyorum evet :D

Yani benim için hoş anılar barındıran ve telefon rehberinde duran eski bir arkadaş tadında
0
helena
(10.01.18)
Makarnanın tamamlayıcısıdır benim için. Ama heinz marka olacak. Diğerleri çöp.
0
apolitikherif
(10.01.18)
Makarnaya döken garibandır gözümde. Barilla pasta sos, pesto vb varken ketçap mundar eder.

Ketçap sadece hamburger ve patates kızartmasında kullanıyorum.

O da Johnny's Söt Stark olan biber karışık ketçap.

En damdik domatesin tatlandırılmasıyla yapılır. Öğrenci sosudur ketçap.
0
bos gezenin bos ustasi
(10.01.18)
sadece burger, sosisli, tost ve patso türevlerinde seviyorum.

gerçi düşündüm de geriye zaten makarnayla patates kaldı zaten :(
0
yuto
(10.01.18)
Çok tercih etmediğim bir sos
0
all girls dream
(10.01.18)
eskiden ekmegin üzerine salca niyetine sikar, yerdim. katki maddeleri yüzünden kullanmayi biraktim, eve sokmuyoruz artik. disarda da kullanmiyoruz.
0
pilav
(10.01.18)
Gereksiz. Yapay ve şekerli bir tadı var.
Yerli yersiz her şeye sıkanları hiçbir şekilde anlayamıyorum. Mesela pizza üzerine sıkanlar? Pilav üzerine sıkanlar?
0
kayranin kedisi
(10.01.18)
zaten çoğu güzel yapamıyor şimdi. ben sos olarak. damak tadıma göre kıvamlı olmalı akışkan olmammalı
0
faik abi
(10.01.18)
Ketçap yerine salça kullanıyorum. Ketçap sulu tatlı iğrenç bir şey.
0
jazzabel
(11.01.18)
çok severim, hatta bayılırım ama yememeye özen gösterdiğim bişey. fast food ile gelirse affetmem.
0
theseachange
(11.01.18)
(6)

Hangi kredi kartı?

3dillustrator
6 yıldan beri kullandığım wings black kartımı 167 tl kart ücreti yüzünden sinirlenip kapattım.Mümkünse aidatsız ve çip para biriktiren bir kart öneriniz var mıdır?
6 yıldan beri kullandığım wings black kartımı 167 tl kart ücreti yüzünden sinirlenip kapattım.
Mümkünse aidatsız ve çip para biriktiren bir kart öneriniz var mıdır?
0
3dillustrator
(09.01.18)
işbankasının aidatsız kartları var. puan vs biriktirmiyor galiba biriktirse de az biriktiyordu. kullandığınız bankanın da böyle kartı olması lazım.

en son enpara kredi kartı çıkarttı. aidat yok hatta düzenli kullanıma yıllık 200 tl mi neydi size ekstra para veriyor.
0
kablelvuku
(09.01.18)
Aidat kestiğinde telefon edip yaklaşık %75'ini geri aldığım bonus olabilir.

Aidatı sorgusuz iade eden world kart olabilir.

Her sene aidatımı geri iade eden ama bu sene kıllık yaptığı için iptal ettirdiğim Axess olmaz.

Şu da bir gerçek ki puan kazandıran kartlar aidat kestiklerinde "lan bir sürü bedava alışveriş yapmışsın, aidatı da öde ne var?" diyabiliyorlar. Haksız da sayılmazlar :)

Hiç aidat kesmeyen ve 3-4 yıldır kullanmadığım ama hala aktif olan kredi kartlarım da var. Onları da kullanmadığım halde aidat kesildiği için puan kazandıran kart yerine "puansız ama aidatsız kart verin" dediğim bankaların kartları.
0
John Bloor
(09.01.18)
Valla yok öyle bir dünya. Ya aidatsız kart alıp normal harcama yapacaksın (genelde de taksit imkanı dar olacak) ya da aidatı ama iyi bir kart kullanacaksın. Wings black dediğin kart seviyesinde bir kartı aidatsız bulamazsın.
0
mutlusismankedi2015
(09.01.18)
Ben kredi kartı kullanmıyorum ama geçen arkadaşlar KuveytTurk övüyorlardı.
0
soyut park
(09.01.18)
bonus flexi
0
kayranin kedisi
(10.01.18)
Enparanın kredi kartına başvurmuş bulunmaktayım.Önerileri için teşekkürler.
0
🌸3dillustrator
(10.01.18)
(1)

kedi evi

dracox
selamlar,kedim küçükken içinde takılsın diye küçük bir kutudan ev yapmıştım. hiç yüzüne bakmıyor artık. biraz da küçük kaldı galiba.çöpe atacağıma sokağa koayayım küçük de olsa bir kedi falan girer dedim de. karton koli ve dışı kağıtla kaplı. su geçirmesin diye her yerine koli bandı mı yapsam napsam
selamlar,

kedim küçükken içinde takılsın diye küçük bir kutudan ev yapmıştım. hiç yüzüne bakmıyor artık. biraz da küçük kaldı galiba.

çöpe atacağıma sokağa koayayım küçük de olsa bir kedi falan girer dedim de. karton koli ve dışı kağıtla kaplı. su geçirmesin diye her yerine koli bandı mı yapsam napsam?

teşekkürler.
0
dracox
(08.01.18)
izolasyon köpükleri oluyor ya, bulabilirseniz onlardan kaplayıp elektrik bandıyla tutturabilirsiniz.
0
kayranin kedisi
(08.01.18)
(5)

Ankara'yı Bilenlere Bir Soru

Gı
Ankara Garı yakınlarında, yürüme mesafesinde Carrefour, Migros ya da bunlara benzer, alkol de satılan bir market var mıdır?
Ankara Garı yakınlarında, yürüme mesafesinde Carrefour, Migros ya da bunlara benzer, alkol de satılan bir market var mıdır?
0
Gı
(08.01.18)
Maltepe pazarı karşısında migros var. Ama toptancı diye hatırlıyorum tam emin değilim.

Gara sırtını verip dimdirekt yürü maltepeye çık. Tandoğan göbeğinde migros var.

edit: ben de yeni gara göre tarif ettim bu arada
0
kablelvuku
(08.01.18)
yeni gardan bahsediyorsak garın içinde migros var.
0
who cares wins
(08.01.18)
İstanbul'dan hızlı tren ile geleceğiz, cehaletimi mazur görün ulaştığımız yer yeni gar mı oluyor?
0
🌸Gı
(08.01.18)
Yeni gar ile eski gar bitişik. Farklı yerlerde değiller. Evet yeni gar.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(08.01.18)
Garın içinde Migros var, alkol de satılıyor.
0
kayranin kedisi
(08.01.18)
(14)

sağlıklı beslenmeyi başarabiliyor musunuz?

soft
sabah 6:40 gibi evden çıkıp akşam 19:00 gibi dönüyorum. kahvaltı yapamıyorum, çıkmadan bir muz yiyorum genelde, sonra da sandviç, börek tipi şeyler. öğlen mecburen dışarıda (green salads veya lokanta tipi yerlerde) yiyorum, sonrasında akşama kadar acıkınca mecburen ayaküstü sandviç vb yaptırıyorum,
sabah 6:40 gibi evden çıkıp akşam 19:00 gibi dönüyorum. kahvaltı yapamıyorum, çıkmadan bir muz yiyorum genelde, sonra da sandviç, börek tipi şeyler. öğlen mecburen dışarıda (green salads veya lokanta tipi yerlerde) yiyorum, sonrasında akşama kadar acıkınca mecburen ayaküstü sandviç vb yaptırıyorum, akşam gelince de yemek yapmak istemiyor insan, ya dışarıdan yada kahvaltılık tipi şeyler yiyorum.

benzer şartlarda yaşayanlar sağlıklı beslenmeyi nasıl başarıyor?
0
soft
(08.01.18)
3 gun evet 4 gun hayir.
0
Traveller
(08.01.18)
Tabii ki hayir. Oncelikle saglikli beslenmek isteyen insan disiplinli yasayaack gunluk hayati. Yatma kalkma saati, hareket saati oturma saati yeme saati bilmemnesi belli olacak. Duzenli yasayacak oncelikle.
0
stavro
(08.01.18)
yumurta haşlayabilirsiniz sabahleyin, yaklaşık on dakika sürüyor haşlanması. o hazırlanırken siz de lavabo ve giyinme işlerinizi yaparsınız. peyniri, zeytini, bir avuç fındık-ceviz içini bir tabağa öncesinden hazırlayıp streç filmle paketlerseniz sabahleyin kahvaltınızı anında hazırlamış olursunuz. genelde böyle yapıyor insanlar. ben son zamanlarda yumurtadan bıktım. kırmızı biberin içine beyaz peynir koyup yemek güzel bir deneyim, bir çeşit sandviç.

öğlende ev yemekleri yapan yere gidiyorum. daha doğrusu esnaf lokantısı. yemeklerin kaliteli malzeme ile yapıldığını pek düşünmesem de fastfood'dan daha iyi olduğunu düşünüyorum.

akşam yemekleri benim için de sorun. çoğu zaman bu öğünü görmezden geliyor. kahvaltılıkla geçiştiriyorum. sabah için kahvaltı da bu sırada hazırlanabilir.

yani evet, üstteki arkadaşların da dediği gibi, kent yaşamında çok zor. bu kadar oluyor, ki hiç yoktan iyidir.
0
dahinnotha
(08.01.18)
Umursamıyorum dolayısıyla başarmıyorum.
0
doxanikee
(08.01.18)
2018 hedeflerime kitap ve düzenli spor-beslenmeyi ekledim. şimdiye kadar bir sorun yaşamadım. aburcubur vs ne varsa kestim.

6,20 evden çıkış. 8 iş başı. hemen sabah küçük kutu sütü+eti litalif 30g ı kaseye bosaltıp yapıyorum kahvaltımı. öğle yemeği hep aynı saatte. 1 de yiyorum. 4 gibi fındık fıstık cok az olacak sekilde. 5 gibi bir kahve. 6 da spora başlıyorum.(fabrika içerisinde spor salonu mevcut.) freeletics yapıyorum. 7 de bitiyor işim. yine kampüs içinde günlük hazırlanmış salata yiyorum. 21.45 evdeyim spor günleri. haftada 3 gün böyle sporla geçiyor. inat etmek kararlı olmak lazım. akşam için işini kolaylaştıracak alışverişi yapman lazım. akşamı hiç düşünmüyorum valide hallediyor sağolsun ama teksen bi tık daha yorulup sağlıklı beslenmek için çaba sarfetmelisin. kolaylıklar diliyorum.
0
hemsta
(08.01.18)
Sabahlari giyinirken yumurta hasliyorum, ofiste peynir yumurta zeytin; mevsimiyse domates yiyorum
Oglenleri haftanin 4 gunu evden goturuyorum. Yemek yapiyorum ozel bu gunler icin.
Aksamlari makarnaya bogulmuyorum. Yemek yoksa da hic olmazsa izgara fish finger ya da makarna yiyeceksem bile ton balikli yiyorum.
Her gun kefir iciyorum. Propolise basladim. Kola vs icmiyorum. Az bisi alkol var tabi ama cook azalttim. Sigara kullanmiyorum. Junk food ve abur cubur severim ama cok azalttim.

Biraz caba ve kararlilikla zor degil.
0
mor oje
(08.01.18)
Mobilde edit yok; ceviz, findik, badem tuketiyorum ogun aralarinda.
0
mor oje
(08.01.18)
Poğaça, sağlıksız şartlarda yapılmış börek vb şeyler yemiyorum kesinlikle. Kahvaltı olarak işe giderken salata , peynir , zeytin tabakları falan oluyor en kötü ihtimalde onlardan alıp yerim. Ekmek hiç tüketmem , makarna ayda yılda bir olabildiğine tüketirim çok az üstelik. Dışarda yemek yiyeceğim zaman da doğrudan protein alacağım besinler tüketiyorum. Yanımda da genelde kuru erik, kayısı , yaban mersini ve üzüm gibi meyvelerden bulundurur, yerim. Geç saatlerde yemek yememeye özen göstersem de onu her zaman başaramıyorum.. Spora da yazılıp gitmeyen biriyim zamanla onu aşarsam şimdilik idare ederim.
0
dyg*dyg
(08.01.18)
@mor oje +1 kahvaltıda ekmek daha bir tercih sebebim olduğu için yerine badem ve ceviz yerim, deneyin siz de seveceksiniz :)
0
dyg*dyg
(08.01.18)
Hafta sonu beyaz ekmek yiyorum kahvaltida. Eger hafta ici ekmek istersem 1 dilim eksi mayali cavdar tercih ediyorum ben. Ama cook uzun zamandir hafta ici kahvaltida ekmek yemiyorum.
Kuruyemis, ara ogunde daha iyi oluyor, gozumun donmesine engel oluyor :)
Sabah ac karna kefir ictigim icin cok acikmami engelliyor aslinda, ekmege gerek kalmiyor ;)
0
mor oje
(08.01.18)
Hiç dikkat etmiyor, canım ne çekiyorsa onu yiyorum imkanlar dahilinde. Lezzeti önemsiyorum ama.
0
m e b
(08.01.18)
Yediğim her şey sağlıklı değil ama belirli bir düzen içinde, denge kurarak besleniyorum. Açıkçası salınca öküz gibi şişeceğimi bilmesem hiç sağlıklı beslenmeye uğraşmazdım, dünya canının çektiğini yiyemeyeceğin bir yerken hiç eğlenceli değil.
0
Bruce
(08.01.18)
Yemek şirketiyle anlaştım, diyetime uygun 3 ana 2 ara öğün bırakıyorlar her sabah. Geçen dönem sizin gibi besleniyordum, yavru ayı gibi oldum :(
0
kayranin kedisi
(08.01.18)
İşe başladıktan sonra çöp gıdayla beslenen biri olarak huzuru, bir gün öncesinden ertesi gün ne yiyeceğimi planlamaya başladığım an buldum. Akşamından yemekleri hazırlıyorum ve yanımda taşıyorum. Atıştırmak için de çantamda sürekli fındık fıstık bulunduruyorum. İlk hafta zorlasa da düzeni oturtunca devamı geliyor, canım yemek yapmak istemiyor bahanesine sığınmamaya çalışıyorum. Zamanla, çok vakit almayacak pratik seçenekler yaratmayı da öğreniyorsun vs..
0
logic
(08.01.18)
(14)

5 liraya ideal erkek yaratmak

cok iyi yol
https://www.youtube.com/watch?v=CJTeVGhxc5Ebir onedio videosu. Fiyatlar şu şekilde:Yakışıklılık: 3tlKomiklik: 1tlSadakat: 3tlLibido: 2tlZeka: 1tlKıskanç olmamak: 1tlMükemmel vücut: 2tlRomantiklik: 2tlZenginlik: 3tlUzunluk: 1tlDuyurunun hanımları paranızı siz nasıl harcardınız?
www.youtube.com

bir onedio videosu. Fiyatlar şu şekilde:

Yakışıklılık: 3tl
Komiklik: 1tl
Sadakat: 3tl
Libido: 2tl
Zeka: 1tl
Kıskanç olmamak: 1tl
Mükemmel vücut: 2tl
Romantiklik: 2tl
Zenginlik: 3tl
Uzunluk: 1tl

Duyurunun hanımları paranızı siz nasıl harcardınız?
0
cok iyi yol
(07.01.18)
Sadık 3 tl
Zeki 1 tl
Romantik 2 tl :( 1 tl borç versenize.

Odun olsun ama mal olmasın. Neyse. Romantiği at, kıskanç olmasın onun yerine.

Al, 5 tl.
0
thomaswantsmore
(07.01.18)
uzunluk ne la?
0
ya ben lan neyse
(07.01.18)
Mükemmel vücut, zeka, libido.

Zeki insan zaten kıskanç olmaz. :) 1 lira kâr ettik.
0
yirmisantim
(07.01.18)
yıldız tilbe'den hallice kızlar uzun istiyor. off ölüm:)
0
nothing in my way
(07.01.18)
Zeka: 1tl aldatsa da çaktırmayacak ve para kazanacak kadar kafası çalışsın. çok ucuza satmışlar bunu.
Libido: 2tl mühim

bu ikisini çat çat seçtim 3.de düşündüm
Mükemmel vücut: 2tl (uzunluk yakışıklık niye ayrı ayrıysa?)
diyorum.
tek sebep: en öküz bildiğim adamın bile romantik olabildiğini gördü bu gözler. daha da gözüm yok.
0
niye ama
(07.01.18)
ZEKA+KOMİKLİK+ZENGİNLİK

5 liralık cem yılmaz :)
0
goodz
(07.01.18)
yakışıklılık
komiklik

zeka ve uzunluk arasında kaldım, bi liram var ajdjdjfjff. komik birinin zeki olmama olasılığı yok, biraz açık uçlu olmuş, o yüzden zeka demeyeyim, komik adam zekidir zaten. uzunluk kalıyor geriye. çok saçma oldu.
0
nice tnetennba
(07.01.18)
Zeka, libido, mükemmel vücut.
Param yetse zenginlik ve sadakat de alırdım. Artık zekayla yolunu bulur umarım :))
0
kayranin kedisi
(07.01.18)
yalnız adamlar bildiğin hem yakışıklı hem de sadık olmanın imkansız olduğu vurgusunu, ikisini de 3'er lira şeklinde belirleyerek yapmışlar. vicdansızlar. (:

biri bana 1 tl borç verirse düşünürüm.
0
treamorg
(07.01.18)
Erkegim ama 4 tane +1 var. al onlarin hepsini iste, bol ozellikli olsun. Geri kalanini da faize yatirin, cocuk yapinca lazim olur.
0
beriberi
(08.01.18)
zenginlik 3
libido 2

parasını yerim kekonun.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(08.01.18)
zeka + sadakat + libido

5 lira bana yetmedi o zaman yanına bir de +zenginlik alayım.
0
naksidil
(08.01.18)
direkt zenginlik alıyorum. geri kalanları da adam alsın. parası bok değil mi?!
0
mehmed resad
(08.01.18)
Bilemiyorum altan bilemiyorum.

Zira cevap verenler arasında erkekler de var..
0
baldan kaymak
(08.01.18)
(3)

30 gün günde 30 dk durmadan yapılan antrenman vardı?

gezegen olan pluton
Neydi bunun adı?
Neydi bunun adı?
0
gezegen olan pluton
(05.01.18)
30 day shred diye bir şey vardı, o mu ki
0
kobuzchu kiz
(05.01.18)
(bkz: insanity)
(bkz: p90)
(bkz: p90x)
0
kayranin kedisi
(05.01.18)
(bkz: hiit) olabilir mi?
0
femme vitale
(05.01.18)
(3)

Numaralı dipnot yerine parantez ne zaman getirildi?

istambul
Bu akademik makalelerde alıntı yapılan kaynağı metinde parantez içinde gösterme yöntemi ne zaman ortaya çıktı? Bir tek bana mı çirkin geliyor bu iş. Vallahi okurken gözüme takılıyor. Ver dipnot numarasını geç abicim, ilgili kaynağın yazarı, yayın yılı ve sayfasından bana ne? Makalenin esas içeriği i
Bu akademik makalelerde alıntı yapılan kaynağı metinde parantez içinde gösterme yöntemi ne zaman ortaya çıktı? Bir tek bana mı çirkin geliyor bu iş. Vallahi okurken gözüme takılıyor. Ver dipnot numarasını geç abicim, ilgili kaynağın yazarı, yayın yılı ve sayfasından bana ne? Makalenin esas içeriği ile çok mu ilgili bu bilgiler? Metin bütünlüğünü bozup anlamayı zorlaştırmaktan başka bir şey değil ya.
0
istambul
(05.01.18)
farkli yontemler var. biri de bu, yeni bir sey degil. her yayimin kurallari farklidir ve ilgili makale de o yayima uygun hazirlanir. ben de benimsemiyorum ama bazen el mahkum o tarz yaziyoruz. bircok acidan yetersiz geldigi de oluyor bu arada
0
her giriste sifresini unutan adam
(05.01.18)
(bkz: apa)
0
kayranin kedisi
(05.01.18)
Makalenin yayınlandığı derginin seçimi oluyor
0
birdposing
(05.01.18)
(7)

Kredi kartı borcunu fazla ödeme

Haldamir
Yanlışlıkla kredi kartı borcumu biraz fazla ödedim, şu an limitim +300 küsür tl gözüküyor. Bu fazlalığı karttan çekme imkanım var mı? Nakit avans olarak çeksem faiz biner mi?
Yanlışlıkla kredi kartı borcumu biraz fazla ödedim, şu an limitim +300 küsür tl gözüküyor. Bu fazlalığı karttan çekme imkanım var mı? Nakit avans olarak çeksem faiz biner mi?
0
Haldamir
(04.01.18)
Evet faiz alırlar. 300 lira kadar olan alışverişi kartla yapın en iyisi.
0
pavlis
(04.01.18)
mahallendeki bakkala, markete rica et, o 300 lirayı karttan tek çekim çekip sana 300 versin. ama komisyon istememesi gerek.
0
porno film kameramani
(04.01.18)
Altın alıp bozdurmak mantıklı değil. Al-Sat fiyat farkı çok zaten. Kredi kartının mevduat hesabında +300 görünüyor olabilir. Oradan çekince faiz binmez. Karttan nakit çekme gibi değil yani. Bankamatikte 'mevduat hesabı' olarak görünen bir seçenek varsa oraya bakın.
0
himmet dayi
(04.01.18)
Bankan ile görüş, artı bakiyeyi vadesiz hesabına aktarsınlar.
0
hexdizard
(04.01.18)
bankayı ara veriyorlar yada şubeye git.
0
jamswety
(04.01.18)
bankayı ararsan hesabına yatırıyorlar hemen (aynı bankada hesabın varsa tabii).
0
kayranin kedisi
(04.01.18)
Bankayı ara, hesabın varsa aktarırlar. Yoksa da şubeden hesap açtırabilirsin
0
mutlusismankedi2015
(04.01.18)
(1)

iletişim fak. tez konusu yardım

berkeley zencisi
merhabalar, öncelikle gazetecilik bölümü okuduğumu belirteyim. tez konusu bulmada epey zorlanıyorum. aklımda dijital oyunlar ve e-spor(çevrimiçi oyunlar) üstüne bir şeyler var fakat bunu tam olarak tez konusuna dönüştürebilmiş değilim. yeni medya üstüne de kafamda bir şeyler dönüyor olsa da bunlar d
merhabalar, öncelikle gazetecilik bölümü okuduğumu belirteyim. tez konusu bulmada epey zorlanıyorum. aklımda dijital oyunlar ve e-spor(çevrimiçi oyunlar) üstüne bir şeyler var fakat bunu tam olarak tez konusuna dönüştürebilmiş değilim. yeni medya üstüne de kafamda bir şeyler dönüyor olsa da bunlar da tam net değil maalesef. biraz fikir alışverişinin bana faydalı olacağını düşündüğüm için size danışmak istedim.

yardım lütfen
0
berkeley zencisi
(02.01.18)
Ne tezi olduğunu belirtmediğin için lisans (bitirme tezi) olduğunu varsayıyorum.
Şu an her ne kadar sen öyle düşünmüyor olsan da bu tür tezlerde en önemli şey başlamak ve bitirmektir. Alana ciddi bir katkıda bulunman beklenmez, önemli olan düzgün şekilde bir araştırma yürütebilmek ve bunu raporlamaktır. Bu nedenle teze ne kadar zaman ayıracağını belirtsen konu belirlemede daha net olabilirdim.

Eğlenceli ve güncel olduğu için sosyal medya çalışmak istemeni anlıyorum (Alanda akademisyenim, neredeyse herkes bir şekilde sosyal medya çalışıyor şu anda bizde); ancak bu alanın şöyle bir dezavantajı var, güvenilir ve güncel kaynak bulma zorluğu. Çok hızlı değiştiği için bazı şeyler daha kitaplaşmadan eskiyor. Diğer yandan literatürü de McLuhan'lara, Castells'lere, vs bağlayacaksın; ya da Marxist teori (ki bence bu daha zor çünkü ekonomi ve sosyoloji bilgisi de gerektiriyor).

Gazetecilik bölümünde olduğun için benim tavsiyem içerik analizi gibi bir yöntemle derli toplu bir çalışma yapıp tez olayını bitirmen yönünde olabilir (Gazetelerin bahis eklerinde X'in ele alınması gibi bir konuyla hem diğer insanlara bağımlı olmadan hem de hızlı şekilde tezini yazarsın). Gazetenin yeni medya evrimi hakkında yapılmış çalışmalara bakabilirsin. Dijital oyunların gazetecilik alanının dışında kaldığını düşünüyorum, şu aşamada daha çok hakim olduğun alanda ilerlemek daha az tökezlemeni sağlar.
0
kayranin kedisi
(02.01.18)
(9)

İkinci el kitapta hijyeni sorun ediyor musunuz?

vonkhar
Selam, iyisiniz umarım.Sevdiğim kitapların eski, yıpranmış basımına denk geldikçe alıyorum. Şimdiye dek dışını kolonyalı mendil yardımıyla silip geçmekte beis görmedim. Ancak çevremde bunu sorun edenlerin varlığını keşfettim.Sizdeki durumu merak ediyorum evet.
Selam, iyisiniz umarım.
Sevdiğim kitapların eski, yıpranmış basımına denk geldikçe alıyorum.
Şimdiye dek dışını kolonyalı mendil yardımıyla silip geçmekte beis görmedim. Ancak çevremde bunu sorun edenlerin varlığını keşfettim.
Sizdeki durumu merak ediyorum evet.
0
vonkhar
(02.01.18)
Silmiyorum bile.
0
038576
(02.01.18)
Kitapta küf ya da mantar lekesi yoksa sıkıntı yapmam, ama bu ikisinden biri varsa kitaplığına bile koyma derim. Gözle görülür bir pislik barındırmadığını varsayıyorum tabi :)
0
koskoca kirpi
(02.01.18)
Aslında sorun ediyorum ama bir yandan da bazı kitapların sadece sahaflarda bulabileceğim baskılarına sahip olmak istiyorum. Kitaptan da çok 80 ve 90'ların müzik dergilerini biriktiriyorum.

Sahaftan aldığım kitapları önce ben de siliyorum ve asla diğer kitaplarımla yan yana koymuyorum. Onlar için ayrı bir yer ayırıyorum kitaplığımda. Okurken de hiçbir yere değdirmeden hatta çoğu zaman gazetenin üzerine sererek falan okuyup gazeteyi atıyorum. O arada okurken hiçbir yere elimi sürmüyorum, kitabı ikinci el kitap rafına kaldırır kaldırmaz elimi yıkıyorum falan böyle şeyler var yaptığım ama bende biraz manyaklık var bu konularda.
0
ms brownstone
(02.01.18)
@ms, şu an kötü hissettim kendimi evet.
0
🌸vonkhar
(02.01.18)
ediyorum. kirli geliyorlar. insanların bayıldığı koku beni rahatsız ediyor. dokunmak da hoşuma gitmiyor. çok titiz biri de değilim.
0
pinkpeony
(02.01.18)
Rahatsız oluyorum. Yaladığı parmağı ile sayfayı değiştirdiği düşüncesi, kitabı koyduğu kirli yüzeylerden daha rahatsız edici. Sonuçta aşırı düzenli olmayan her insan okuduğu kitabı başucuna koymuştur okurken. Baş ucuna kitap koyacak insan da çok kirli yerlere bırakmaz kitabı. O yüzden kapak çok büyük bir karar mekanizması değil. Daha bunun sayfalar arası mikrobu, kitap kurdu falan var. O yüzden sıfır alırım hep.
0
nawar
(02.01.18)
Şimdi sen söyleyince böyle bir sıkıntı olabileceğini fark ettim :) Pis bi insanım sanırım.
0
roket adam
(02.01.18)
üniversitenin kütüphanesinde kitap duşu var (anadolu).
muhtemelen başka yerlerde de vardır, o şekilde dezenfekte edebilirsiniz.
0
kayranin kedisi
(02.01.18)
Böyle bir şey olabileceği aklımın ucundan dahi geçmedi.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(02.01.18)
(5)

Akademiye Girme Kararı

sanguine
Okuduğu bölümün/edindiği mesleğin açtığı çoğu seçeneği deneyip umduğunu bulamadıktan sonra biraz da 'son çare' olarak araştırma görevlisi olan var mı? Akademinin son seçenek olarak görülmemesi gerektiğini, yaşam boyu üstlenilecek bir görev olduğunu, böyle düşünenlerin girmemesi gerektiğini vs. biliy
Okuduğu bölümün/edindiği mesleğin açtığı çoğu seçeneği deneyip umduğunu bulamadıktan sonra biraz da 'son çare' olarak araştırma görevlisi olan var mı? Akademinin son seçenek olarak görülmemesi gerektiğini, yaşam boyu üstlenilecek bir görev olduğunu, böyle düşünenlerin girmemesi gerektiğini vs. biliyorum.

Sadece bir şekilde seçeneksizlikten, normalde aklının bir köşesinde akademi olup da bu önceliği değilken artık seçeneği haline gelen ve bu yola giren insanlar var mı merak ettim. Sonradan sevdiniz mi, başarılı oldunuz mu veya tersi mi vs.?
0
sanguine
(28.12.17)
Yani bu kişi ben değilim ama şöyle diyeyim akademi sevilmeden daha doğrusu sana motivasyon yaratan bir şey olmadan çekilecek dert değil.

Ama öyle kişiler tanıyordum ki ne yapacağını bilemedigi için akademide devam edip doktorasını aldılar.
Bu örnekten ötürü neden olmasın diyorum ama mezuniyetle arayı çok açmamak lazım.

Ek olarak benim bölümümde anlattığınız duruma benzer biri var. Uzun süre şirketlerde çalışıp beğenmeyip doktoraya "tekrar" baştan başlamış. Verdiğiniz örnekle uyuşmayan yön ise şu: bu abimiz vakti zamanında genç iken stanford'a doktoraya gidiyor ve 2-3 yıl içinde bunalıma girip yüksek lisans diplomasi alarak ve phd'yi yarım bırakıp yurda dönüyor. Arada çalışıyor dediğim gibi ve ona uygun olmadığına karar verip tekrar başlıyor.

İstenirse her şey mümkün diyorum son olarak ama akademi içine girdikten sonra alternatif düşünmemek gerek çok. Dikkatin dağılabilir.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(28.12.17)
hazırda bir gelirin falan yoksa türkiyede o işler yaş. benim para kazanmak için çalışmam gerekiyor. okul bana para vermezse ben okulun kadro açmasını nasıl bekleyeyim? ya da doktoram bittikten sonra ilişiğimi kesecekleri bir araştırma görevlisi işine girip neden düzen kurmaya çalışayım ki?
0
alperz
(28.12.17)
Ben lisansta da akademi diyordum, ancak içine girince benim bile burnumdan fitil fitil geldi. Gönülsüz girenlerin halini düşünemiyorum, işkence olur.
0
kayranin kedisi
(28.12.17)
başka var mıdır?
0
🌸sanguine
(28.12.17)
ben lisansın son senesine kadr hiç akademi demedim
son sene akademisyen olayım ya ben sürekli öğrenirim aktif olurum dışarıda sabit kalacağım en fazla dr. ünvanına sınavla sahip olabiliyorsun dr. olup piyasada ne yapçam ya diye düşündüm kendimce sürekli aktiflik olduğu için akademisyenlik istedim.
akademisyen miyim henüz hayır.
inşallah olcam.
0
antik depresan
(28.12.17)
(12)

İkiden fazla kişinin yaşadığı aşk

amortisman
Merhaba,3 ya da daha fazla kişinin sürdürdüğü ilişkinin bilinen bir adı var mı? Seksten bahsetmiyorum. Aynı evde yaşayan, uzun ömürlü bir aşk sürdüren 3 kişilik aşıklar var mesela. Google'da aratacağım ama nasıl aratacağımı bilemiyorum.Edit: poliamori ve kuma bahsettiğim durumu tanımlamıyor.Örnek: A
Merhaba,

3 ya da daha fazla kişinin sürdürdüğü ilişkinin bilinen bir adı var mı? Seksten bahsetmiyorum. Aynı evde yaşayan, uzun ömürlü bir aşk sürdüren 3 kişilik aşıklar var mesela. Google'da aratacağım ama nasıl aratacağımı bilemiyorum.

Edit: poliamori ve kuma bahsettiğim durumu tanımlamıyor.

Örnek: Ahmet, Mehmet ve Ayşe. Üçü aynı evde yaşıyor ve herkes birbirine aşık. Ahmet hem mehmet'e hem de Ayşe'ye aşık mesela. Diğerleri için de geçerli tabii bu.
0
amortisman
(27.12.17)
Kuma gelmesi :)
Üçlü ilişki, açık ilişki.
0
kayranin kedisi
(27.12.17)
(bkz: poliamori)
0
common of demons
(27.12.17)
ben bunu bizzat yasamis birisi olarak, ozelden sorularini alabilirim.
0
purple rain
(27.12.17)
0
tepedeki psychedelic adam
(27.12.17)
polygamy
0
eksimtrak
(27.12.17)
Menage a trois ^^
0
lamira
(27.12.17)
lupelius
(27.12.17)
kimin eli kimin cebinde
0
uyusam iyi olur
(27.12.17)
Kavatlık.
0
i was made for you
(27.12.17)
poligami bu durumu kapsıyor ama tam tanımı değil anladığım kadarıyla. zaten tam tanımı olduğunu sanmıyorum.

ben böyle bir şey yaşamak isterdim. saygılar. :P
0
tuzumkuru
(27.12.17)
thruple?
0
narudocko
(28.12.17)
0
gman
(28.12.17)
(4)

Ankara'da yılbaşı?

yaraticinick
Eyy Ankaralılar, Yılbaşı planlarınız neler ?Ozellikle şurada yemek yiyeceğiz, burada takılacağız diyenlerin cevaplarını merakla bekliyorum.
Eyy Ankaralılar,

Yılbaşı planlarınız neler ?
Ozellikle şurada yemek yiyeceğiz, burada takılacağız diyenlerin cevaplarını merakla bekliyorum.
0
yaraticinick
(27.12.17)
Ankaralı değilim ama Ankara'ya arkadaşlarımın yanına geliyorum yılbaşı için. Bir arkadaşın evinde br arada kutlayacağız. Sürekli yalnız ya da yabancı şehirlerde girdikten sonra güzel olacak diye umuyorum. Bir ev partisi tarzı bir şey bulabilirsen süper olur bence
0
nickfury
(27.12.17)
evdeyiz, arkadaslar gelecek. tabu mabu bi seyler. ben istemiyordum aslinda hicbir sey ama hepsi masraflarin tamamini ustlenmeye karar verince iyi dedim gelin aq, beles pizza ve 10-12 biraya karsi koyamadim.
0
der meister
(27.12.17)
Ankara'da olsam Sheraton'in duzenledigi etkinlige katilirdim, sahane gozukuyor.
0
purple rain
(27.12.17)
Winner İncek iyi görünüyor, Tan Taşçı ve Ceylan Ertem var.
Ankara'da olsam buna giderdim kesin.
0
kayranin kedisi
(28.12.17)
(3)

Yurtdışı masterı vs türkiyede mba

ryze
Merhaba, türkiyede iyi bir okulda mba yapıyorum. Aynı zamanda mühendisim, çalışıyorum. İngiltere'de birkaç okuldan enerji masterı için kabul aldım. Başta çok istekliydim ama konuştuğum kişiler mba i bitirmemin kendi geleceğim için daha iyi olduğunu söyledi. Yurtdışı masterı eğer Türkiye'ye dönecekse
Merhaba, türkiyede iyi bir okulda mba yapıyorum. Aynı zamanda mühendisim, çalışıyorum. İngiltere'de birkaç okuldan enerji masterı için kabul aldım. Başta çok istekliydim ama konuştuğum kişiler mba i bitirmemin kendi geleceğim için daha iyi olduğunu söyledi. Yurtdışı masterı eğer Türkiye'ye döneceksem pek bir işe yaramazmış. Mba daha fazla kapı açar dediler. Siz ne önerirsiniz? Mba i bırakıp yurtdışına gitmeli mi yoksa mba i bitirmeye mi kasmalı?
0
ryze
(27.12.17)
Ben olsam yurtdışını seçerdim maddi olarak zorlamayacaksa.
Yurtdışı tecrübesi büyük bir artı, global şirketler için de olumlu bir referans.
0
kayranin kedisi
(27.12.17)
imkan varsa yurtdışı hem orda hem burda kapı açar. burada yapacaksan da bir işe devam ediyorsan ve network genişleteceksen mantıklı ancak diğer türlü yurtdışı derim ben.
0
the coolest dude
(27.12.17)
yurtdışında mba
0
kveldulv
(27.12.17)
(6)

duyuru kadınlarına / hangi apple watch sizce

habula
eşime hediye alacağım hangisi sizce1 - https://www.apple.com/tr/shop/buy-watch/apple-watch/gümüş-alüminyum-puslu-gri-spor-kordon?preSelect=false&product=MQKU2TU/A&step=detail#2 - https://www.apple.com/tr/shop/buy-watch/apple-watch/altın-alüminyum-kum-pembesi-spor-kordon?preSelect=false&product=MQKW2
eşime hediye alacağım hangisi sizce

1 - www.apple.com

2 - www.apple.com
0
habula
(27.12.17)
2 kum pembesi
0
anksiyetik pia
(27.12.17)
tlfu ne renk?
0
antik depresan
(27.12.17)
ben gri olanı daha çok beğendim. mesela tlf um mat siyah, bu yüzden pembe yerine gri seçerim pembeyi çok sevemedim. siyahlarda güzel değil.
0
antik depresan
(27.12.17)
kum pembesi
0
jimicik
(27.12.17)
Ben kendime siyahını aldım çünkü kullandığım diğer aksesuarlar gold ve gümüş renkte. Pembesini alsam diğer aksesuarları kullanımımı kısıtlayacaktı.

O nedenle eşiniz gümüş renkte aksesuar kullanıyorsa gümüş, karışık kullanıyorsa siyah almanızı tavsiye ederim. Siyah için güzel deri ve metal kılıflar da bulunuyor; pembede hoş durmuyor.
0
kayranin kedisi
(27.12.17)
gümüş
0
fragile lady
(27.12.17)
(32)

Sigarayı ilk ne sebeple içtiniz? Pişman mısınız? Bıraktınız mı?

taktikmaktikyokbambambam
Sb
Sb
0
taktikmaktikyokbambambam
(27.12.17)
özentilik. değilim çünkü güzel bir şey sağlığa zararlı olmasa ve maddi yük olmasa bırakmazdım ama bıraktım.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(27.12.17)
Cevap için teşekkürler. Nesinin güzel olduğundan bahsetmeniz mümkün mü acaba? Ben hiç içmedim ve bu merete neden bulaşılıp neden devam edilir anlamak istiyorum.
0
🌸taktikmaktikyokbambambam
(27.12.17)
Tepki. Yarı bilinçli yarı bilinç dışı bir tepkiydi. Bir de tutunacak bir şey arayışıydı. 9.5 yıl içtim, çok pişman oldum. 3 yılı geçti bağımlılıktan tamamen kurtuldum.
0
yaren
(27.12.17)
Meraktan içtim. Başlamadım, o yüzden bırakmak gibi bir derdim olmadı. Senede üç beş tane içerim ortam olursa.
0
i was made for you
(27.12.17)
26 yaşında başladım. aslında sigara da değil önce nargile sonra puro. nargile meraktan, puro y.. pardon, o da bir nebze merak olabilir. canım istedi yaktım bir tane hoşuma gitti. keyif veriyor ve ağzımda bıraktığı tadı, dumanının kokusu hoşuma gidiyor. pişman değilim. devam ediyorum.
0
air
(27.12.17)
Arkadaslarim iciyordu onlardan gorup basladim. Pismanim. Dusen hayat kaliteme mi yanayim verdigim tonla paraya mi?
0
voyager 1
(27.12.17)
@air cevap için çok teşekkürler

@voyager hiçbirine yanmayıp bırakmayı deneyebilirsiniz hocam. En önemli eşiği geçmişsiniz bile. Çok da severek içmiyorsunuz.
0
🌸taktikmaktikyokbambambam
(27.12.17)
aşıktım. marlboro kutusunun içinden samsun vermişti arkadaşım. bandrollü sigara içmiyorum artık. paket tütün (drum) arada da açık tütün içiyorum. pişman değilim.
0
mind mischief
(27.12.17)
merak. arkadaşlara ''versene bir tane'' diye diye başlamıştım. 10 sene olmuş, pişman değilim, severek içiyorum :)
0
eazy
(27.12.17)
@mimd @eazy içerken havalı olduğunuzu düşünüyor musunuz? Eğer cevap evet ise hâlâ içiyor olmanızda bunun bir etkisi var mı sizce?
0
🌸taktikmaktikyokbambambam
(27.12.17)
Çok ergence gelecek belki ama üniversitede bir arkadaşım sigaraya başlamıştı. Ben o zamana dek sigara bağımlılığını anlayamaz ve içenlere hor bakardım kendilerine durduk yere zaaf yarattıklarından dolayı. Hem dumanını yel, parasını el almıyor mu? Ha, neyse, o sürekli bana "Bir tane iç, ne olacak?" diyip durdu, günde bir dal içtim, hiç paket almadım. Bağımlı olmadığımı iddia ederdim üç yıl önce. Sigara yokken delirmezdim yani. Şimdi de kardeşim evde, ben de işsizim mezun olduğumdan beri. Kardeşim içtikçe ben de içiyorum, arkadaşlarla buluştukça paket alıyorum. Sigara yokken de hala delirmiyorum ama abarttım içmeyi. Yine de bağımlı değilim herhalde.


Şimdi o arkadaşla küsüm, her yönden irtibatı kestim ama onun sunduğu, benim de kabul ettiğim bu alışkanlık (?) kaldı. Büyük konuşmamak lazım, evet.
0
m e b
(27.12.17)
@meb haklısınız hocam kazara ben de başlarsam hayvanlar gibi içerim sanırım, çünkü aşırılık benim içimde olan bir şey. Kokusundan tiksinen, tek bir fırt bile denememiş birinin sigara içen hâli de orta hâlli olamaz.
0
🌸taktikmaktikyokbambambam
(27.12.17)
Ortaokul öğrencisi falandım havalı olmak için özentilikten denedim bu ne lan bok gibi dedim bir daha da içmedim.
0
Ufuk
(27.12.17)
Meraktan içtim. Lisede hiç içmemiştim ama üniversiteye girince yurttaki ilk günümde kantinden sigara alıp denedim. Sonra sıkıntılıydı o zamanlar aileden ayrılmak falan, sıkıntılı olunca içilir diye yee etmiş beynimde üzüldükçe içtim. Ama bağımlı olmamıştım taa ki 3. sınıfa kadar. 3.sınıfta yurtta oda arkadaşlarım fosue fosur içiyordu bwn de alıştım onlarla içerken. Evet pişmanım çünkü birşeye kontrolsüzce bağımlı olmak, kokmak, sigara yüzünden bir sürü sağlık sorunu yaşamak iğrenç birşey.çok denedim ama bırakacak motivasyona sahip olamadım. Issız bir adaya düşsem o zaman bırakırım heralde yokluktan.
0
curukturpkokusu
(27.12.17)
@taktikmaktikyokbambambam hayır, içerken havalı olduğumu düşünmüyorum :)
0
eazy
(27.12.17)
@ufuk hocam çok sevindim.

@turp hocam yeni yıl yaklaşıyor. Yeni bir yıl yeni bir sayfa olabilir. Kalan şu dört günde tiksinene kadar içip 1 ocak itibarıyla da bırakmayı düşünebilirsiniz belki. Yeni yılla birlikte geçen her gün size motivasyon kaynağı da olur hem. Zinciri kırma yazıp aratın lütfen.
0
🌸taktikmaktikyokbambambam
(27.12.17)
Lisedeyiz, arkadaşlarla sigara içmeye özenmiştik. İçmeye çalışıyoruz ama beceremiyoruz,o sırada yaşlı bir amca gelip "oğlum siz gerizekalı mısınız, sigara içmeyi bile beceremiyorsunuz" gibi bir şey demişti.

İlk ve son sigara içişim :)
0
hayirsiz
(27.12.17)
@taktikmaktik hocam, bu ufak kıvılcımlar bende birşeyler yaratıyor ama o motivasyon kalıcı olmuyor. Yine de neden olmasın bir kez daha denenebilir.
0
curukturpkokusu
(27.12.17)
Öve öve bitiremedikleri orgazm sigarasını denemek için içtim. İlk ve son oldu. İçtim dediğim de bi nefes. Ölüyordum.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(27.12.17)
14 yasinda basladim. Yatili okuduğum icin zor olmadi baslamasi. Evde icildigini gordugum ve algiladigim 6-7 yaslarindan beri icmek istiyordum. Dünyanın en pişman içicisi olabilirim. Farkli zamanlarda 2 sene 4 ay ve bikac kez 1 ay biraktim. Su anda yine içiyorum. Son 4 senedir falan sürekli birakma egilimindeyim. Mevcut durumda bosluk hissi ve motivasyon eksikliği kalıcı kurutuluşa engel maalesef.
0
japon askeri
(27.12.17)
Silivrikapı çocuğuyum, minnakken başladım içmeye. Araya spor girince bıraktım. Sonra can sıkıntısından 2 defa daha başladım, biri spor kariyerimi bitirdi. 2 sene önce tekrar bıraktım. Mutlu veya mutsuz değilim, değişen bir şey yok. Daha içmem ama.
0
Tears of Devil
(27.12.17)
Çok ama çok sıkıldığım ve bozulduğum bir zamandı. Gittim kafeteryadan cigarillo'lardan aldım. Kokuya karşı hassasım, arkadaşlarım içerken bir tek o (cafe creme olanlardan) kokmazdı. Üst üste 4 tane içmişimdir herhalde o hırsla.
Devamında midem bulandı, kustum. Sonrası da gelmedi zaten.
0
SiyamkedisiZorro
(27.12.17)
lisede denemiştim. sırf meraktan. bi bok anlamadığım için içmedim. üniversitede vs hiç içmedim sanırım belki bir iki tanedir. son iki senedir alkol yanında tüketiyorum sadece. iyi oluyor.
0
elorelia
(27.12.17)
askerde içtim can sıkıntısından. pişmanım. tövbe ettim, canım çok nadir de olsa çekiyor ama kafam rahat
0
silah taciri
(27.12.17)
uzun olacak ama anlatıcam. serin hikaye.

23 yaşındaydım. tam gezi olaylarının olduğu dönem. canım sıkkındı, bir sürü kötü şey olmuştu. sigaraya başlamaya karar verdim. filmlerde kötü bir dönem geçirenlere hep "yak bi' sigara" derler çünkü.

yaz okulundan 2 ders almıştım. arkadaşlarımdan da kimse yoktu. okul bahçesinde tek başıma otururken yaktım bir tane. biri görecek, aa sen sigara mı içiyorsun diyecek diye ödüm koptu :D akşam eve gittim, tek yaşıyordum. bira aldım onunla içtim. ağladım içtim, üzüldüm içtim, kafam attı içtim. sigara bana hep o çirkin günleri hatırlatıyor. aylarca kimselere söylemedim ama sigaraya başladığımı, en yakın arkadaşlarıma bile. ki o dönem zaten kimselerle sık görüşmüyordum. hayatımın bunalım devriydi :)

ilk 2 sene boyunca piyasadaki en ağır sigaralardan birini içtim, hem de büyük bir keyifle. sonra da en light sigaralardan birine geçtim birden. dedim ki ben ne içiyormuşum 2 senedir, ciğerim solmuş. 1.5 sene de o light olanı içtim.

valla sonra bana birden ilginç bir şey oldu. bıraktım. daha doğrusu sigara beni bıraktı. neden böyle oldu tam bilmiyorum. 3 yıllık içiciliğimde hiç bırakmayı denememiştim, aklımdan bırakmak geçmiyordu bile. her gün net 1 paketimi içerdim yani. ama bir gün geldi, sabah içtiğim sigara midemi bulandırdı, yemekten sonra içtiğim sigara ağzımın tadını bozdu, evde içtiğim sigara bana bile leş gibi kokmaya başladı. tiksindim. 8-9 aydır içmiyorum. canım çok çekerse içeceğim dedim kendi kendime, gerçekten de bu 8-9 ayda belki 3-4 tane içmişimdir alkolle ama hepsi o yani.

böyle istemeden de olsa bırakmamın olası sebeplerinden biri yogaya başlamış olmam bence. yogaya ilk başladığımda kursa gitmeden içiyordum, çıkınca içiyordum. başta güzel bile geliyordu o hareketler sonrasında sigara içmek. ama yogayla hiç de bağdaşmayan bir şey yani düşününce. o yüzden vücudum zamanla onu istemedi, tepki gösterdi diye düşünüyorum. diğer bir sebep de, artık hayatımın gerçekten düzenli olması, huzurlu ve mutlu olmam. çünkü sigarayı kötü günlerimi atlatmada yardımcı bir araç olarak görüyordum, başlama sebebim bile buydu. şimdi ise mutluyum, dertsizim. sigaraya ihtiyacım yok.

sonuç olarak pişman değilim. 3-4 sene sigara içmemin ciğerlerim açısından büyük kayıp olduğunu düşünmüyorum. ama saçma bir şekilde de olsa bıraktığım için çok mutluyum. sigara eskiden hava atma aracı olabiliyorken günümüzde "yazık ya, iradesiz demek" gözüyle bakıyorlar, içenlere acıyorlar. artık o konumda olmadığım için mutluyum.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(27.12.17)
40 yil icmedim, ihtiyac da duymadim etrafimdaki herkes iciyordu. sıkıntılı zamanlarımda basldim. 1 yildir günde 1 paket iciyorum. pisman degilim.
0
eriksatie
(27.12.17)
ilk ne sebeple içtim... ilk kez coğrafya hocamız evde deneysel takılıp anne babamızdan sigara isteyip içmemizi ve tadını beğenmeyeceğimi iddia etti ama senelerdir evde ailem içtiği için pasif içiciyim ve etkilenmedim. üstünden çok zaman geçmeden de zaten alkolle birlikte sigara tüketimi başladı. sigarayı senelerdir kullanıyorum çünkü seviyorum. pişman mıyım ? bazen. çok tıkıyor nefesimi gerçekten. neden mi seviyorum ? her ruh halime uyum sağlıyor. mutluyken içince keyif veriyor, mutsuzken içince eşlik ediyor.
bırakamadım. 1 aylık içmeme serüvenim oldu, en uzunu bu ve sene 2010 veya 2011di. o günden beri maksimum verebildiğim ara uyku sürelerim oldu.
bırakmayı da düşünüyor muyum ? bazen ama çok nadiren. yani seviyorum, belki elektronik sigaraya başlayıp biraz azaltabilirim ama tamamen bırakacağımı pek düşünmüyorum. spora olan bağlılığımla alakalı bu durum da değişebilir belki ama bilemedim.
0
vedderbaug
(27.12.17)
Lisede tüm arkadaşlarım içiyordu, onlarla denedim. 2-3 paket almışımdır ama tamamen mantık insanı olduğumdan devam etmek için sebep bulamadım.

Üniversitede de bölümün %98'i sigara içiyordu. Öyle olunca aralarda sigara içme bahanesiyle sohbet muhabbet oluyordu kendi aralarında. Fazla sosyal bir insan olmadığım için kaynaşma amaçlı başlasam mı diye düşündüm ama bunu da saçma buldum.

Şu anda da cahil işi geliyor bana sigara (özellikle avrupada bulunduktan sonra), kendini geçtim başka insanlara saygısızlık. Bazen trene binmek için beklerken daha inerken sigara yakanlar oluyor, ya da binmeden büyük nefes alıp yanımda verenler; pisliğe bakar gibi bakıyorum bu insanlara, tam bir saygısızlık.
0
kayranin kedisi
(27.12.17)
5. sınıftaydım, bir arkadaş vardı anne-babası olmayan, yaşlı halasıyla yaşıyordu. hiç arkadaşı yoktu, aksi bir çocuktu, üzülüyordum haline ama arkadaşlarım onunla takılmak istemiyor diye sadece okul dışında yanına gidiyordum, bizim mahallede oturuyordu. evine gitmeye başlamıştım, sigara içtiğini görünce tuhaf gelmişti o yaşta nasıl içiyor diye. muhtemelen aynı sebepten havalı da geldi, tam hatırlamıyorum. o zamanlar içmiştim 1-2 hafta, sonra şahin taşındı mahalleden, ben de içmedim. bir daha sigara istemedi canım hiç, zaten 1-2 sene sonra ne kadar boş bir şey olduğunu anlamıştım, o yüzden lisede-üniversitede içmedim.

sonra; stresli bir işim vardı, ilk iş tecrübem. normal sigara hala tatsız tuzsuz geliyordu, o ara djarum'la tanıştım, onun tadını beğenince başladım. 1,5 sene civarı kullandım, sonra işi bırakınca sigarayı da bıraktım. o zamandan beri düzenli içmiyorum, ortamına göre. bilerek paket almıyordum ki başlamayayım diye, şu aralar boşluktayım baya, ara ara alıyorum paket, yalnız başıma biyerlere gidip oturdukça içiyorum kahve ya da birayla. paket bitince ara veriyorum ki yeniden başlamayayım diye.
0
Bruce
(27.12.17)
ilk puroyla başlayıp 4 yıl kadar sigara içtim. maddiyat ve sağlık sebeplerinden bıraktım. ana etken özgürlüğümü kısıtlıyor oluşuydu. otobüste uçakta sınavda vs belli süre üstünde duramıyorsun. ilk hevesle küçük yaşta içmiştim. kimse kusura bakmasın sigaranın özentiden başka başlama sebebi yok.
0
vassal
(27.12.17)
ben de özentilikle başladım. 18 yıl içtikten sonra 10 aylığına bıraktım, sonra yine başladım ve 5 yıl daha içtim. 2 hafta önce yeniden bıraktım.

Başladığıma pişmanım.
0
pano
(27.12.17)
13-14 yaşındayken en yakın arkadaşım ailesinden gizli balkonda içiyordu. Sonra birkaç arkadaşımız daha geldi, onlar da fosur fosur içmeye başladılar. Evde kimse yoktu. Bana da yarım sigara verdiler. İçmeyi denedim. 'Eee, bu böyle mi, olayı ne. Zevkli de gelmedi' dedim, bir daha içmedim.
0
aychovsky
(27.12.17)
(9)

spor salonunda su içmek için ne tarz bir şey tavsiye edersiniz?

iwillsee
salonda çalışırken el altında duracak kullanışlı bir şey termos vs. tavsiyeniz var mı marka model olarak?
salonda çalışırken el altında duracak kullanışlı bir şey termos vs. tavsiyeniz var mı marka model olarak?
0
iwillsee
(26.12.17)
sigg marka olanlara bakabilirsiniz
uzun vadede temizlik gereksinimi, az da olsa koku vs gibi etmenlerden dolayı ben pet şişe tercih ediyorum
0
superb
(26.12.17)
Stanley d&r'da indirimde. Öneririm.
0
EasyTiger
(26.12.17)
Ben nike'ın pipetli olan suluklarından kullanıyorum. Koşarken falan içmek daha rahat oluyor.
0
kayranin kedisi
(26.12.17)
ben migroslarda satan 750 ml lik cam şişeleri kullanıyorum. abant, sırma, damla herhangi biri ok.
0
charlotte blanc
(26.12.17)
gozu acik sevisen yahudi
(26.12.17)
Suco'lar var ama küçük kalırlar. Ben cam şişe aldım onu dolduruyorum aürekli. Öncesinde de marketten tek seferlik şişelerden kullandım hep. Spor esnasında da 1 lt filan net içiyorum.
0
mor oje
(26.12.17)
Laken marka bir su matarası kullanıyorum 3 senedir. Koku vs sıfır, gayet sağlıklı.
0
peggy
(26.12.17)
koşu-bisiklet seansların çoksa ağızlıklı ve kolay dökülmeyen, genelde bisikletler için tasarlanmış sulukları tercih et derim. ben daha çok koşarken susuyorum mesela, o yüzden şunu kullanıyorum.
camlar temiz ama çok ağır oluyor, düşüp kırılma ihtimali de cabası.
www.contigo.com.tr
0
Bruce
(26.12.17)
Nike sport water bottle Google yazınca cikandan şiddetle tavsiye ederim.

Tutması kolay kapağı yok ama sikmadan dökülmüyor oraya buraya
0
schwannoma
(26.12.17)
(4)

Dışarıda ne yiyebilirim?

bir peynir kutusu kibrit
İntermittent Fasting beslenme modelini benimsemeye çalışıyorum. 12.00 ile 20.00 saatlerini seçtim. Ben bu saatlerde dışarıda oluyorum. Hatta okulum AVMye yakın olduğu için AVMde bir şeyler yiyoruz. AVMlerde maksimum protein alıp minimum karbonhidrat ve yağ alabileceğim neresi var? Ne yememi tavsiye
İntermittent Fasting beslenme modelini benimsemeye çalışıyorum. 12.00 ile 20.00 saatlerini seçtim. Ben bu saatlerde dışarıda oluyorum. Hatta okulum AVMye yakın olduğu için AVMde bir şeyler yiyoruz. AVMlerde maksimum protein alıp minimum karbonhidrat ve yağ alabileceğim neresi var? Ne yememi tavsiye edersiniz? KFC geldi aklıma ama çok mantıklı bir seçim değilmiş gibi duruyor.
0
bir peynir kutusu kibrit
(26.12.17)
kfc mantıklı değil tabii ki, menülerinin hepsinde hamburger (karbonhidrat) ve yağda kızartılmış şeyler var. ramiz, bizim mutfak veya kırkpınar tarzı sulu yemek de yapan yerlerde köfte, ızgara tavuk yanına bulgur pilavı tarzında besleniyorum ben. veya lahmacun.. haşlama et, döner (pidesiz), ızgara tavuklu salata vb. de seçenekler arasında. kfc, burger king, mc donalds'a gitmiyorum.

fakat 12:00-20:00 arasında çok fazla kalori açığı bırakmadan tüm makrolarınızı tamamlamanız önemli. bu nedenle 2 kere yemek yemelisiniz, maddi götürüsü fazla olabilir. hatta ben kişisel blender ile muz+süt+şekersiz yer fıstığı ezmesi ile shake yapıp bardağı tüm gün yanımda taşıyorum. abartmamak kaydıyla kuruyemiş de taşıyabilirsiniz yanınızda.

bu arada bir önceki duyurunuza istinaden: if ile 6 ayda 10 kg verdim. yağ oranım %27'den %18'e düştü. if kilonun çoğunun yağdan gitmesini sağlıyor. bu da vücudunuzu şekillendiriyor ve kolay kolay geri almıyorsunuz.
0
someonewalksalone
(26.12.17)
balkan lokantasi gibi yerlerde lop et yersin.
0
alperz
(26.12.17)
zeynel çilli varsa haşlanmış ya da ızgara tavuk.
0
kayranin kedisi
(26.12.17)
midpoint tarzı restoran zincirlerinin fit menüleri oluyor. bi göz gezdirin derim. biraz tuzlu tabi ama lezzetli ve çeşitli. geçenlerde haşlama et yedim güveç içerisinde sebze ile birlikte.30-35 arası fiyatı vardı.
0
cliquot
(26.12.17)
(8)

erkekler dogurabiliyor olsa

in vino veritas
kadinlara soru: esinizin dogurmasini ister miydiniz?erkeklere soru: esiniz yerine dogurmak ister miydiniz? bekar oldugunuz halde dogum yapmayi dusunur muydunuz?
kadinlara soru: esinizin dogurmasini ister miydiniz?
erkeklere soru: esiniz yerine dogurmak ister miydiniz? bekar oldugunuz halde dogum yapmayi dusunur muydunuz?
0
in vino veritas
(26.12.17)
eşimin yerine doğum yapmak istemezdim, doğum da yapmak istemezdim, genel olarak çocuk istemezdim. gerçi doğurgan olmayan halimle de istemiyorum. bekar olsam ve hamile kalsam doğurur bekar baba konseptinin ekmeğini yerdim çok.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(26.12.17)
doğurmasını istemezdim ama arada emzirebilmesini isterdim.
0
sta
(26.12.17)
isterdim.
erkekler vücutlarını daha rahat toparlıyor bence.
0
kayranin kedisi
(26.12.17)
Kadınım, doğurmak naif bir eylem değil, onu söyleyeyim.
Erkeklerin acıya bizler kadar dayanıklı olmadığını net olarak söyleyebilirim.
0
SiyamkedisiZorro
(26.12.17)
ben doğurmak isterdim lan. süper olurdu.
0
babilbaligi
(26.12.17)
acıdan ve ağrıdan çıldırırdı, istemezdim.
siyamkedisizorro +1 erkekler acıya kadınlar kadar dayanıklı değil.
0
pinkpeony
(26.12.17)
Ben olsam bölünerek çoğalırdım. Bizim bi tanıdık vardı yandaki dükkanda sarıyer börekçisinde. Adamın bi oğlu varfı aynı kendisi. Yüksek ihtimal bölündü adam. Ben de öyle yapardım. Sancılı bi süreç.
0
[GODDARD]
(26.12.17)
hayir.
0
eksimeksi
(27.12.17)
(4)

Yüksek hızlı trende priz?

karacigerim vur kadehlere
Konya-Ankara yht'de priz var mi sevgili gezginler? Ya da bilet alırken, "şu kısımdan al." dediginiz yer varsa oradan alayım.
Konya-Ankara yht'de priz var mi sevgili gezginler? Ya da bilet alırken, "şu kısımdan al." dediginiz yer varsa oradan alayım.
0
karacigerim vur kadehlere
(25.12.17)
Önünde masa olan orta koltukların altında var, diğerlerinde yok.
0
kobuzchu kiz
(25.12.17)
masalılarda var.
0
naksidil
(25.12.17)
business al. her koltukta var.
0
babilbaligi
(25.12.17)
Business classta her koltukta var.
Economyde sadece masanın etrafındaki koltuklarda.
0
kayranin kedisi
(26.12.17)
(4)

Kayı boyu kokusu

binder dandet
Bi firmanın reklamı dönüyor facebook'ta reklam olmasın diye yazmıcam.. Aynı zamanda reis kokusu ve son osmanlı kokusu da satıyorlar..Ulan kapitalizm harika bişi di mi?bi de kayı boyu nası kokar lan???????
Bi firmanın reklamı dönüyor facebook'ta reklam olmasın diye yazmıcam.. Aynı zamanda reis kokusu ve son osmanlı kokusu da satıyorlar..

Ulan kapitalizm harika bişi di mi?


bi de kayı boyu nası kokar lan???????
0
binder dandet
(24.12.17)
Zamanında üç kıtada bir kaç gün değil yüzyıllar süren etkisi hissedilmedi mi? Tarih kitaplarına bak istersen.
0
1adam
(24.12.17)
Aramızda hala Osmanlıların Kayı boyundan geldiğini sanan var 'swh' ("tarih kitaplarına bak", trajikomik). Bu söylenti, bütün dünyada meşhur (pre-modern dönemde krala öğütler olarak gözüken) olan yöneticiye yaranma niyetindeki şair/yazarların ortaya attığı övgülerden birinin örneği. Örneğin ilk defa, bu şair/yazarlardan Yazıcıoğlu Ali’nin "Tevârih-i Âl-i Selçuk" (1423) eserinde geçer, öncesinde kimsenin haberi bile yoktur. Yok hiç öyle devletçi ideolojiden arınmış 20.yy alternatif tarih okumalarından örnek vermeyeceğim. Türk sağının medar-ı iftiharı Fuad Köprülü (kötü bir tarihçi değildir, yanlış anlaşılmasın) de "Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşu ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Etnik Menşei Mes’eleleri"eserinde Osmanlılar ile Kayı boyu arasında bir bağ kurulmasının imkansızlığından bahseder.

Neyse bu küçük, en ufak araştırmayla bile görülebilecek, anekdottan sonra soruya cevap verebiliriz. Diriliş Ertuğrul dizisinin çekilmesi ile Kayı Boyu Kokusu'nun piyasaya sürülmesi arasında büyük bir fark göremiyorum. Maksat, belli kitlelerin alıcısı oldukları bir malı satmak. Bana ilginç gelmiyor, yani kapitalizm eleştirisinin çıkacağı en önemli nokta olarak bunu görmüyorum.
0
protector
(24.12.17)
Ahaha at falan kokuyor herhalde :)
İade de yoktur, temiz para.
0
kayranin kedisi
(24.12.17)
üst notalar sandal ağacı
orta portakal çiçeği
alt notalar ise zafer çığlığı

yürüyün erler yiğitler!!!
0
mungojerry
(25.12.17)
(1)

Ulusoy Turizm hk.

xdenizx
Annem yarın Antalya'ya gitmek zorunda uçak fobisi olduğu için bileti 4 gün önce Ulusoydan almıştım. Bu akşam saat 10 da ki otobüsün teknik sebeplerden dolayı iptal olduğunu söylediler. Zaten alırken kıllanmıştım çünkü yolcu sayısı çok azdı.Ulusoy Turizm battı mı ne oldu? Halen kullanan var mı?10 saa
Annem yarın Antalya'ya gitmek zorunda uçak fobisi olduğu için bileti 4 gün önce Ulusoydan almıştım. Bu akşam saat 10 da ki otobüsün teknik sebeplerden dolayı iptal olduğunu söylediler. Zaten alırken kıllanmıştım çünkü yolcu sayısı çok azdı.

Ulusoy Turizm battı mı ne oldu? Halen kullanan var mı?

10 saat önceden otobüs iptali sonunda ne yapabiliyoruz? bir yere şikayet ya da tazminat durumu var mı?

Bir dahada Ulusoy Turizmden bilet almayacağım ve herkese ulusoy batmış diyeceğim.
0
xdenizx
(24.12.17)
Rezaletlerdi en son.
Nilüfer gidiyorsa ona bakabilirsin.
0
kayranin kedisi
(24.12.17)
(6)

Ne Yapmalı? Sevgili ile Güzel Vakit Geçirmek İçin Öneriler?

storax
Selam gençler,Ankara'da iş hayatı ve ev arasında süren sıkıcı bir hayatım var. Yazılım, oyun, film, dizi dünyası ile içli dışlıyım ama diğer konularda pek iyi değilim. Sevgili ile birlikte güzel vakit geçirilebilecek önerileriniz var mı? Siz neler yapıyorsunuz?
Selam gençler,

Ankara'da iş hayatı ve ev arasında süren sıkıcı bir hayatım var. Yazılım, oyun, film, dizi dünyası ile içli dışlıyım ama diğer konularda pek iyi değilim. Sevgili ile birlikte güzel vakit geçirilebilecek önerileriniz var mı? Siz neler yapıyorsunuz?
0
storax
(23.12.17)
Ankara deyince aklıma ilk tiyatro geliyor. En güzel oyunları öğrenciyken orada izledim, sevgiliyle de yapılacak en keyifli aktivitelerden bence. Ayrıca müze gezebilirsiniz, doğa yürüyüşleri yapabilirsiniz, bisiklete binebilirsiniz.
0
fotrsapka
(23.12.17)
Masterpiece diye bir yer var; bir şubesi tunus caddesinde, biri çayyolunda. Değişik bir tecrübe olabilir beraber heykel, resim, vb. yapmak (ön yetenek gerektirmiyor, sıfırdan anlatıyorlar). Biletix'ten inceleyebilirsin aktiviteleri.
0
kayranin kedisi
(23.12.17)
Elbette ki tiyatroya gidin, konsere gidin, müzeye gidin.

Dans kursuna gidebilirsiniz, spora gidebilirsiniz; birlikte dil, yemek, resim ya da farklı bir şeyin kursuna gidebilirsiniz. Heykel yapmalık günlük atölyeler var, onlara katılabilirsiniz.
0
fragile lady
(23.12.17)
Ankara’da tiyatro en guzel etkinliklerden biri. Onun haricinde ilgi alaniniza gore sergileri, panelleri takip edebilirsiniz. Hava guzelse kurtulus’ta, segmenler’de, eymir’de takilabilirsiniz. Hava kotuyse evde dondurma yer, film izler, kitap okursunuz ^^
0
lamira
(24.12.17)
Oturup muhabbet edin.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(24.12.17)
Bir haftasonu hızlıtreni kullanarak Eskişehir, başka bir haftasonu Konya yapın ardından Bolu, Karabük tarafına gidin.
0
murtiii
(24.12.17)
(3)

fiesta klima kapalıyken gelen fan sesi

baris daima
selam arabaseverler,araba fiesta 2004 1.4 dizel klima açmadım ama bugün motoru çalıştırıp bir kaç km gittikten sonra fan kendi kendine çalıştı ve kaputu açıp baktığımda direk havayı motorun altından üstüne doğru üflüyordu. (belki kompresör orada olduğundan dolayıdır bilmiyorum)sıkıntı ne olabilir ?
selam arabaseverler,

araba fiesta 2004 1.4 dizel
klima açmadım ama bugün motoru çalıştırıp bir kaç km gittikten sonra fan kendi kendine çalıştı ve kaputu açıp baktığımda direk havayı motorun altından üstüne doğru üflüyordu. (belki kompresör orada olduğundan dolayıdır bilmiyorum)

sıkıntı ne olabilir ? Yarın aracı kullanmam gerekli, sıkıntı yaratır mı sizce ?
0
baris daima
(23.12.17)
Turbosu olan bir arabaysa turbo sakata geliyor olabilir.
Klimayla ilgili olmadığından eminsen acil baktırmanı tavsiye ederim.
0
kayranin kedisi
(23.12.17)
Acaba fanın ek yerlerinden bir yerine su mu kaçtı? Bunu her zaman değil de nadir yapıyorsa belki bir yerlerden şase alıyordur.(En kötü ihtimalle bir su birikintisinden hızlı geçmişsinizdir.) Onun dışında araçta büyük bir tadilat veya bir elektrik işlemi olmamıştır herhalde.
0
ceyhan prensi adana
(24.12.17)
Motor sogutma suyunun seviyesini kontrol edin mutlaka. Suyu azalmış, motor çabuk ısınıyor ve soğutmak için fan devreye giriyor olabilir. Motor yağı seviyesine de bakmakta fayda var.

Eğer bu ikisi normalse fan müşürü arızalanmış olabilir. Yani fan çalışmaması gereken durumlarda da devreye giriyor olabilir. Eğer müşür arızalı ise siz arabayı park edip gittikten sonra fan, aküyü bitirene kadar çalışabilir, dolayısıyla döndüğünüzde aracınız çalışmaz.

Fan ile ilgili sıkıntı çıkarabilecek noktalar bildiğim kadarıyla bunlar. Bunlara dikkat ederseniz ciddi bir sorun yaşayacağınızı düşünmüyorum. Ama su ya da yağ eksikse mutlaka tamamlayın, ilk fırsatta da sorunun sebeplerini araştırın derim.
0
md11
(24.12.17)
(5)

Yılbaşı gecesi için meze, cerez

Crymeariver
Duyurudaki başka bir arkadaşın makro center önerilerinden esinlenerek açtım bu duyuruyu. Yılbaşı için çerez, meze oneriniz varsa alırım. Hazır da olur, kolay hazırlanabilecek de.Flood yapmış gibi oldum ama unutmadan sormak istedimTesekkurler
Duyurudaki başka bir arkadaşın makro center önerilerinden esinlenerek açtım bu duyuruyu. Yılbaşı için çerez, meze oneriniz varsa alırım. Hazır da olur, kolay hazırlanabilecek de.

Flood yapmış gibi oldum ama unutmadan sormak istedim

Tesekkurler
0
Crymeariver
(23.12.17)
Kuru et.
0
l arrache coeur
(23.12.17)
Bim veya A101 bu hafta meze satışı yapacaklar onları takip edebilirsin.
0
murtiii
(23.12.17)
Ben bu yil ezmeye ve eksili zeytinyagli enginara abanacagim
0
beriberi
(23.12.17)
Çiğ kaju tabii ki diva ama herkes sevmiyor. Ananas dilimleri yine başka bir harikalık.

Ruffles için ben süzme yoğurda biraz kırmızı biber ve nane katıp öyle bir sos yapıyorum, marketten salsa sos alıyorum yeşil doritos için de.

Süzme yoğurt içine rendelenmiş havuç ve kırılmış ceviz.

Kanepe türü şeyler de iyi gidiyor, zevkinize göre hazırlarsınız.

Ancak burada asıl sorun ne içilecek?
0
kayranin kedisi
(23.12.17)
gecenin sonuna meyve salatası yapıyorum ben. minik kaselerde ikram ediyorum...
0
balik kraker
(24.12.17)
(9)

Milyoner olsanız arkadaşlarınızı sınar mıydınız?

Vse budet horosho
Sorum tam olarak şu. Parayı bi yerden vurdunuz, arkadaş ortamınızla ömür boyu çalışmadan yaşamaya yetecek para var. Entourage dizisi misali. Onları bu yeni hayata dahil etmeden önce onların sadakatini bir şekilde sınar mıydınız? Nasıl bir yol izlerdiniz? Sınayacak olsam arkadaş olmazdım gibi cevapla
Sorum tam olarak şu. Parayı bi yerden vurdunuz, arkadaş ortamınızla ömür boyu çalışmadan yaşamaya yetecek para var. Entourage dizisi misali. Onları bu yeni hayata dahil etmeden önce onların sadakatini bir şekilde sınar mıydınız? Nasıl bir yol izlerdiniz? Sınayacak olsam arkadaş olmazdım gibi cevaplar yerine, direkt sınayacak olanlara yöntem sorayım hatta :)
0
Vse budet horosho
(20.12.17)
sınamakla falan uğraşmazdım. o kadar param var bi de böyle şeylerle vakit mi harcıycam. gider dünyayı gezer hayatımı yaşamaya başlardım hemen. keyfime bakardım.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.12.17)
Sınardım.
Kazananı yanıma alırdım ama sınanmayacak adamlar da var tabii.
0
alt4y
(20.12.17)
çok zengin olduğumu kimseye söylemezdim. zor zamanlarımda yanımda olan arkadaşlarıma destek olurdum. diğerlerini umursamazdım.

ayrıca, hiçbir arkadaşım benim için olmazsa olmaz değil.
0
tabudeviren
(20.12.17)
benimle arkadaşlık yapan insan zaten yeterince sınanmıştır. bi daha bi daha sınamanın anlamı yok.
0
Delay Fuze
(20.12.17)
e sen çulsuzken arkadaşın olmuşlar zaten. bi yamukluk var mı diye merak ediyosan şuan da sınaman lazım. eğer sen bi şeylerden şüphelenip şuan yeterince güçlü olmadığın için sesini çıkarmıyosan sen de pek erdemli biri değilsin demektir.
0
ghilleinthemist
(20.12.17)
Hiç öyle Entourage'daki eleman gibi arkadaşlarıma Ferrari falan alamam, umurumda olmaz. Herhangi bir şekilde para isteyen olursa da gg. Gerçi oradaki ortam biraz farklı, hepsi birlikte fakir şekilde büyüyen insanlardı.
0
i was made for you
(20.12.17)
Sınamazdım. Çünkü zaten şu anki halleriyle maddi ve manevi yönden destek vermeye çalıştıklarını düşünüyorum (tabii, bu benim yanlış algılamam da olabilir.). Eğer kötü halimde yanımdalarsa iyi halimde haydi haydi olurlar, öyle değil mi?

Ha, olay arkadaşlık sınama olayına gelince ben zaten hala yer yer sınıyorum onları. Ufak bir harekete türlü anlamlar yüklüyorum kendi mantığım ve değerlerim çerçevesinde. Onların gözünden bakınca olaya bir şekilde de ikna oluyorum çoğu zaman. Yine de bu gerçek anlamdaki yalnızlığımı gidermiyor.

Neyse işte, büyük para olsa bile ortada, benim için mesele gönül meselesi, maddi anlam çok geride kalıyor.
0
m e b
(20.12.17)
Borç para iste.
0
cemallamec
(20.12.17)
Ailem dışında kimse umrumda olmazdı, nasılsa yeni hayatıma adapte olamayacaklar.
Üstelik insanlara ödeyemeyecekleri iyilikler yaparsanız en büyük kazığı size atarlar.
0
kayranin kedisi
(20.12.17)
(2)

Uyuzu gecmis tavsani evden ciftlige yollamak

Cursed Chico
https://www.eksiduyuru.com/mobil/duyuru/1248189/hayvanlarda-uyuz-mantar-crytopcuss-spp-ve-sarcoptes-spp burda bahsettim hastaligindan.Bu tavsani su an evden alip guvenli bir ciftlige, istanbuldan izmire gondermek istiyorum. Orda bir suru tavsanla bir arada olacak.Belki burdaki kadar iyi beslenneyec
www.eksiduyuru.com burda bahsettim hastaligindan.

Bu tavsani su an evden alip guvenli bir ciftlige, istanbuldan izmire gondermek istiyorum. Orda bir suru tavsanla bir arada olacak.

Belki burdaki kadar iyi beslenneyecek ama dogal ortamina yakin bir ortamda olacak. Diger tavsa larla olacak.


Insan gelip oksayinca kedi gibi kendinin sevilmesine izin veriyor. Orda insanla pek temasi olnayacak. Ama evde de pek ozgur degil. Kablo vs kemirip elektrik rski var.

Bu hastaliklar tekrar nuksederse ordaki tavsanlara da bulasma ibtimali var.

Nr dersiniz?
0
Cursed Chico
(19.12.17)
Senin bu hayvanı veresin var, kendini iyi hissettirecek bir şeyler arıyorsun.
0
kayranin kedisi
(20.12.17)
evet

evde bakılması hoşuma gitmiyor ve zor oluyor. zaten şu an aile evine geldim. normalde eve çıkmıştım, orda 8 tavşanla yaşadım.


ocak şubatta eve çıkacağım. çıksam bile çoğu zaman yalnız olacak. çiftlikteyse bir likte olaak diğerlriyle. evde bakmam haksızlık olur
0
🌸Cursed Chico
(21.12.17)
(17)

tuvaletinizi yapmadan önce sifonu çekiyor musunuz?

Bruce
bizim ofislerde 2-3 kişi var böyle, klozette çişini yapmadan önce sifonu çekiyor. bunun mantığı nedir, yapan var mı? kaka yapıyor olsa mantığını anlarım, sesi duyulmasın, koku yapmasın falan; çiş için düşünemedim bir sebep.sebebini bilmiyorum ancak onca suyun israfını haklı çıkartacak bir şey olduğu
bizim ofislerde 2-3 kişi var böyle, klozette çişini yapmadan önce sifonu çekiyor. bunun mantığı nedir, yapan var mı? kaka yapıyor olsa mantığını anlarım, sesi duyulmasın, koku yapmasın falan; çiş için düşünemedim bir sebep.

sebebini bilmiyorum ancak onca suyun israfını haklı çıkartacak bir şey olduğunu düşünmüyorum diye kendi gıcıklık notumu da düşeyim.
0
Bruce
(19.12.17)
pis buluyordur belki de tuvaleti. bazen dönüp bakmıyor çoğu kişi. ikinci kez sifon çekilmesi gerektiği durumlar olabiliyor. bi kez sifona basıp gittiği için hala kirli kalmış oluyor. sonradan giren farkediyor tabi. o yüzden olabilir.
0
dedim ben sana
(19.12.17)
önceki pis bırakmış desem sonradan giren de çilek dökmeyecek üstüne. bence çok saçma.
0
elorelia
(19.12.17)
@dedim ben sana, bizim tuvaletlerin boklu kaldığını hiç görmedim ama böyle olsa bile en fazla 30 saniye sonra basacaksın, ne kadar dayanılmaz olabilir ki.
0
🌸Bruce
(19.12.17)
çiş sesi gelmesin diyedir.
0
boyalı kuş
(19.12.17)
Umumi tuvaletlerde evet, evde hayır.
0
elikası
(19.12.17)
Dışarıda çekerim kesin
Evde hayır
0
benaslindayohum
(19.12.17)
sifonun çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için çektiğim de oluyor.

çiş yapıp 350 tane kağıt atıp ya da kakadan sonra sifonun çalışmadığını farkedip arkamdan küfrettirmek istemem.
0
dedi ayca
(19.12.17)
Cekerim. Doktor demisti cek diye. Hastalik vs riskini azaltmak icin.
0
rusyalı kozmonot
(19.12.17)
işyerinde ben de çekiyorum. tuvalet pis oluyor ve hastalık riski olabilir.
0
cedex
(19.12.17)
çirkin bir durum yoksa çekmiyorum ki zaten çok sıkışmadıysam kötü bir tuvalete asla girmem. ayrıca umumi tuvalette oturmadan evvel sifon çeksek tüm bakteriler uçuşup götümüze yapışmaz mı? yapışır bence.
0
evde liyakat kalmamis
(19.12.17)
@evde liyakat.
E sen o pis suya tuvaletini yaparken oradaki bakterileri hareket geçiriyor senin idrarın? Her türlü daha pis yani
0
benaslindayohum
(19.12.17)
@benaslindayohum abi detay konuşup pisleşmek istemiyorum fakat tuvaletten her çıkanın sifonu çekmiş olduğu genel kabulüyle yazdım yukardakini. bence zaten sifon çekilmişken ikinciyi çekmeye gerek yok özetle.
0
evde liyakat kalmamis
(19.12.17)
Sesi bastırsın diye yapıyorlar.
Çiş sesi utanılacak bir şey mi?
0
kayranin kedisi
(19.12.17)
çekin.. su akıyor mu diye kontrol amaçlı..
0
stanley weber
(19.12.17)
ev dışarısı fark etmez çekerim. ama tam çekmem. yani ufaktan bi su aksın ortam ıslansın diye. tam çekmek israf tabii. sebebine gelince ıslak alana yapılan tuvalet iş bittikten sonra tekrar sifon çekince tam temiz oluyor. amaç temiz bırakmak yani. herkese tavsiye ederim.
0
vassal
(19.12.17)
Adam çekmediyse önceden şap şup her düşüşte totoya birşey sıçrar diye çekilmesi mantıklı bence
0
Uncle Sam
(19.12.17)
Tıkanma ihtimalini azaltmak için olabilir.
0
kodadiirem
(19.12.17)
(4)

Tektaş yüzük almak için en uygun zaman?

elon
Eşime tektaş yüzük almak istiyorum. İndirimlerin falan en çılgın olduğu, önce bindirim sonra indirim tabir ettiğimiz çakallıkların minimum olduğu dönem hangisi? Şu aralar iyi kampanyalar var, her yer %50 indirim yazıyor ama sanki dediğim gibi fiyatlar biraz şişirilmiş durumda.Bir de Kapalıçarşı'da g
Eşime tektaş yüzük almak istiyorum. İndirimlerin falan en çılgın olduğu, önce bindirim sonra indirim tabir ettiğimiz çakallıkların minimum olduğu dönem hangisi?

Şu aralar iyi kampanyalar var, her yer %50 indirim yazıyor ama sanki dediğim gibi fiyatlar biraz şişirilmiş durumda.

Bir de Kapalıçarşı'da gezmek mi lazım, yoksa Zen Pırlanta vs gibi bilindik yerlerden şaşmamak mı lazım?
0
elon
(18.12.17)
kapalıçarşı da olur zen pırlanta da. belli başlı yerler sertifika veriyor.

sevgililer gününde aldıydım ben, o zaman güzel indirimler vardı. az kaldı acelesi yoksa bekle.
0
liriamer
(18.12.17)
www.instagram.com

Burası da başarılı işçilik konusunda, sertifikalı yine. Bütçenizi söylerseniz ona uygun tasarım da yapıyorlar.
0
kayranin kedisi
(18.12.17)
instagram'da burcuokut diyorum.
0
dedim ben sana
(18.12.17)
burcuokut + 1
0
sedat peker in yegeni
(18.12.17)
(6)

Akademisyenler icin

durgunfoton
Yilbasinin bi onemi var mi. Iki tane makale yazmistik, duzeltme istediler. 3 aydan beri ne oldu diye sormayan hoca, 1 haftadir hergun duzeltmeleri yap diye mail atiyo.
Yilbasinin bi onemi var mi. Iki tane makale yazmistik, duzeltme istediler. 3 aydan beri ne oldu diye sormayan hoca, 1 haftadir hergun duzeltmeleri yap diye mail atiyo.
0
durgunfoton
(16.12.17)
Sene içerisinde belirli bir sayıda yayın çıkartılması gerekiyor diye biliyorum, kendisi zora girdiyse sizi darlamaya başlamış olabilir.
0
tel tokasini duzelten samuray
(16.12.17)
teşvik puanını toplayıp para alacak işte seneye. 2017 bitmeden yayınlanmalı ki 2018 de bir miktar para alabilsin ekstradan.
0
mezarkabul
(17.12.17)
Var.

2017 de alacağı puanlar artsın diye baskı yapıyordur.

lakin 2 hafta kalmış şurda düzeltme yapılacak da onaydan geçecek de basılacak... zor bence.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(17.12.17)
Düzeltmeyi yapıp gönderseniz de 2017'de yayınlanamaz artık, onun için çok geç. Dergiler bir haftaya Noel dönemine girecek, tatil olacak. Düzetlmeyi şimdi gönderseniz bile, hakemlerden en az iki hafta değerlendirme süresi isterler. Haliyle, sene sonuna hayatta yetişmez. Dolayısıyla, teşvik için olduğunu düşünmüyorum.

Büyük olasılıkla sene sonu gelince bir anda yapılacak tüm işleri birden hatırlayıp 'Hayta yapmadı' diye herkesi dürtüyordur. Seni sonu geldi, işler bitmedi diye tutuşmuştur.
0
aychovsky
(17.12.17)
0
kayranin kedisi
(17.12.17)
akademik teşvik +1. 2017 sonuna kadar belirli bir puanı toplaması lazım ki gelsin teşvikler dı dıs dıs dı dıs
0
duyond
(17.12.17)
(7)

Ankara baklava

etki
İzmir'de geçenlerde yediğim baklava hayatımda tattığım en leziz baklavaydı üstelik beni kesmeyen tek baklavaydı yedikten 1 saat sonra yemek yedim. Baya da iddialıydı ürünlerimiz gaziantep'ten günlük geliyor avrupa birliği ödülünü biz aldık etiketi vardı. Boşuna değilmiş dedim.Adı "fıstıkzade" idi. B
İzmir'de geçenlerde yediğim baklava hayatımda tattığım en leziz baklavaydı üstelik beni kesmeyen tek baklavaydı yedikten 1 saat sonra yemek yedim. Baya da iddialıydı ürünlerimiz gaziantep'ten günlük geliyor avrupa birliği ödülünü biz aldık etiketi vardı. Boşuna değilmiş dedim.
Adı "fıstıkzade" idi. Bornova da yedim.

Ankara da şubesi var mı diye arattığımda "Çayyolu" çıkıyor doğru mudur dostlar? izmirdeki gibi aynısı olur mu acaba :) ya da şöyle sorayım. Ankara'nın en lezzetli baklavasını almak için çayyolu fıstıkzade'ye mi gidiyoruz? Nereye gidiyoruz??
0
etki
(15.12.17)
Koçak'tan sipariş edip Aşti'den teslim alıyorsun :)
0
kayranin kedisi
(15.12.17)
Evime yakın bir şubesi olduğu için Mis Başak'tan sık sık alıyorum, güzel tavsiye ederim. Ama asıl Hacıbaba'yı ve Hacı İsmailoğlu'nu tavsiye ederim.
0
battal gemalmaz
(15.12.17)
Hacıismailoğlu demeye geldim ben de. Şerbetli tatlılarını genel olarak beğeniyorum.
0
olanlaolunmaz
(15.12.17)
Hacibabayi beğenirdim Ankaradayken.
0
i m sick tired
(15.12.17)
düveroğlu da hep Antep'den getirir, kebap + baklava iyi gider, ama en iyisi ve pahalısı Hacıbaba.
0
gezegen olan pluton
(15.12.17)
türkiye'nin her tarafına ürün gönderen antepli kaliteli bir baklavacı var mı? araya kaynak yapmış gibi oldum ama varsa ben de sipariş vermek isterim :)

edit: koçak diye bir yer varmış, buradan sipariş vereyim en iyisi :)
0
burya
(15.12.17)
Ankara'da Hacıbaba iyidir. Pek bilinmemesine rağmen "mavi tuna" adlı pastanenin baklavası da efsaneydi, hatta Hacıbaba'dan iyiydi diyebilirim. Bildiğim kadarıyla Kavacık Subayevleri ve Çukurambar'da şubeleri var. Yakınsanız deneyin derim.
0
md11
(16.12.17)
(9)

doktora sorulari

ben de
selamlar.dün doktora icin hocayla görüsmem vardi. üni sonrasi 4 yil özel sektördeydim, üniversiteye biraz uzak kaldigim icin akademisyen arkadaslarin fikrini rica edecegim.iki alan arasinda kaldim. kisaca özetliyorum. iksinin de üst disiplini depremle alakali, yani ikisi de ilgilendigim alanlar.1) b
selamlar.

dün doktora icin hocayla görüsmem vardi. üni sonrasi 4 yil özel sektördeydim, üniversiteye biraz uzak kaldigim icin akademisyen arkadaslarin fikrini rica edecegim.

iki alan arasinda kaldim. kisaca özetliyorum. iksinin de üst disiplini depremle alakali, yani ikisi de ilgilendigim alanlar.

1) bol teori ve programlama iceren bi konu. is tecrübemle cok örtüsmeyen bi konu. hocanin demesine göre asagi yukari bitecegi süre belli.

2) burda bol bol lab ve deney var. yine hocanin demesine göre bazi zorluklari oldugu icin doktora süresi uzayabilirmis. alan olarak yüksek lisansta ve calistigim sirkette asina oldugum bi bölüm. baya da ilgimi cekiyor.

cok genel yazdim biliyorum ama 1-2 cümle de olsa fikir belirtebilirseniz cok makbule gecer. lab agirlikli bi programin dezavantajlari var midir? yoksa daha ziyade tercih sebebi midir vs.?


cok tesekkürler.
0
ben de
(14.12.17)
Merhaba,

Hangi universite oldugunu bilmedigim gibi genel bir yorum yapacagim. Agustos sonunda doktorasini bitirmek icin tum gucuyle cirpinan biriyim :) Benim bolumum icin lab haricinde bir calisma yapmak mumkun degil. Eger oncesinde lab deneyiminiz varsa keyif alirsiniz, yoksa da birkac ay sonra alismaya baslarsiniz. Tum sorumluluk sizde olacaksa yaratici dusunme ve plan yapma yeteneginiz gelisecek, bu da harika bir "skill" akademide. Ben iki secenek arasindan ikinciyi secerdim zira ilginizi cekmeyen, calismaktan keyif almayacaginiz bir alanda doktora yapmak cekilmez.

Simdiden bol basarilar ve kolayliklar diliyorum ^^
0
lamira
(14.12.17)
ben de özel sektörde çalışıp aynı zamanda doktora yapan biri olarak önceden aşina olduğun aynı zamanda iş tecrüben de olan bir alanda doktora yapmanın daha faydalı olacağını düşünüyorum.

Hocanın diğer programda doktoranın aşağı yukarı biteceği süre belli demesine bakma. ben dört senede bitiren birini duymadım. İki programı da aynı sürede bitirebilrsin.
0
road_tanker
(14.12.17)
ben 2yi seçerdim akademik kariyerde de olmadı sonrasında iş hayatına atıldığınızda da size faydası olur, yolunuz açık olur. ama birinci daha çok akademik kariyere odaklı gibi duruyor. ileriki zamanlarda yapacağınız meslek seçeneğinin artması daha kolaylaştırır hayatınızı.
0
karamaleksey
(14.12.17)
Fikrimi söylüyorum efendim: Günümüzde iyi programlama yapanlar, teori bilenler boş kalmıyor, iyi maaşlar da alıyorlar.Öte yandan teorik çalışma herkese göre değil,3-4 yıl fazla kalkmadan o masada oturacaksınız.

Deneyli olan daha az boğucu olur. CV'de katacağı şeyler biraz daha az olur muhtemelen.

Projeyi seçerken, hangisini daha çok yapmak istediğiniz önemli. teori öğrenilir.
0
hophophoba
(14.12.17)
Bu biraz size ve ne istediğinize, gelecek planlarınıza bağlı.

Öncelikle, 'Şu zaman bitermiş, bu zaman bitecekmiş'i düşünmeyin. Aradaki zaman en fazla 1, bilemediniz 1.5 yıl; ileride baktığınızda o zaman aklınıza bile gelmeyecek. Size uygun olanı seçtikten sonra ve mezun olduktan sonra planlarınız yönünde kullandıktan sonra, ne kadar olduğu önemli değil.

Mezun olduktan sonra ne yapacaksınız? Şu anda çalıştığınız alanda devam mı edeceksiniz; akademik mi düşünüyorsunuz, ne çalışmak istiyorsunuz? Hangi konunun önü daha açık ve sizin istediğinizle daha çok örtüşüyor? Hangi danışman daha az manyak, hangisiyle daha uyumlu olursunuz? Uluslararası alanda hangisi size avantaj sağlar?

Prıgramlama ve deneyin avantajları da tamamen bunlara bağlı. Henüz pek bilgim yok ama ben ilkini seçerdim gibi duruyor. Çünkü programlamayı seviyorum, bilgisayarlı, programlamalı şeylerin daha çok geleceğinin olduğunu düşünüyorum. Teorik çalışmayı da daha çok seviyorum. Yeni bir alan olmasına rağmen zevk alabilirim diye düşünürdüm. İkincisinin ilginizi kesin çektiğini biliyorsunuz ama ilkinin ilginizi çekip çekmediğini henüz bilmiyorsunuz gibi; o konuda risk var. Deney yapmayı sevseydim, ikinciyi seçebilirdim. İlk bakacağım şey bu ikisinin geleceği ve uluslararası alanda ne kadar gerekli olduğu olurdu.

İkinci alana şimdilik daha yatkın gibisiniz, belki ileride deney yapacak iş alanları boş olacaktır. O zaman da onu tercih etmek mantıklı olabilir.

Bir de konular gece-gündüz gibi farklı mı? Birini yaparsanız, diğerinden hiç mi faydalanmıyorsunuz? İkisinin birleşme olanağı hiç mi yok?
0
aychovsky
(14.12.17)
arkadaslar tek tek cok tesekkür ederim, bi dünya insan da mesajla ulasti sagolsun.

@aychovsky

uzun sürmesi hic dert degil zaten, eldeki bilgileri yazayim diye dedim. ikisinin de danisman hocasi ayni.

cok genel hatlariyla özetlemeye calisirsam ikisi de deprem etkisi altindaki yapilarin göcmesiyle alakali.

gece-gündüz gibi farkli olup olmadigina cevap veremedim. nereden bakildigiyla alakali. cok bunaltmis olmayacaksam kisaca özetlemeye calisayim: ilki a maddesinden yapilmis yapinin göcme olasiligi. ikincisi de b maddesinden yapilmis maddenin göcme davranisi. farkli malzeme, farkli davranis oldugu icin arka plandaki teori baya farkli tabii ki. ama ikisi de depremle alakali.

mezun olduktan sonra akademide kalip haftanin 1-2 günü su an calistigim ofiste veya baska bi firmada calismayi düsünüyorum.

danismanlarin ikisi de ayni.

uluslararasi alanda ikisi de benzer popülerlikte. yine de o mevzuyu biraz daha arastirmam lazim sanirim. kenara not aldim.

yine af dileyerek biraz daha basinizi sisireyim. ilkinde sanirim programlamadan biraz tirsiyorum :) su an calistigim firma doktora yapmak istedigim okulun arka bahcesi gibi. zaten onlarla da sik sik ortak calisiyoruz. bi de iste bol bol makale vs. takip etmem gerekiyor. yalniz programlamayi bu yastan sonra ögrenir miyim onu bilemiyorum. programcilar sanki o is icin dogmus insanlar gibi geliyor disaridan bakinca :) teori falan bayiliyorum ama iste programlama :/

biraz karman corman oldu sanirim, affola.
0
🌸ben de
(14.12.17)
Yaş kaç ki? Doktora başında olduğunuza göre pek büyük de olmaması gerek. Yani, 45'inden sonra programlama öğrenen de var da, 30 altı falansanız asıl öğreneceğiniz dönem bu dönem zaten. En mükemmel zaman öğrenmek için. Doktoranın amacı o zaten, öğrenmeniz.

Programlamaya itmek için söylemiyorum, tabii ki istediğinizi seçin de; korkmanıza gerek yok. 'Yok, hiç sevmem, hiç bana göre değil, midem bulanır, içim kalkar' diyorsanız seçmeyin tabii de, seçmemenizin nedeni korku olmasın.

Ya, biraz zor olur herhalde de, b maddesinin göçme davranışı ve olasılığı ile a maddesinin göçme davranışı ve olasılığını karşılaştıramaz mısınız? Yani, şöyle. İki kişilik bir ekip olarak ikisini de yapsanız? Bir kısmı birinizin, bir kısmı diğerinizin tezi olsa; iki projeden de hiçbiriniz eksik kalmasanız, en azından temel bilgileri iki kişi de öğrense, uzmanlık kısmında kimin neyi yapacağına karar verilse?
0
aychovsky
(14.12.17)
yas 31. midem falan bulanmaz tabii, sadece biraz korku ama haklisin sanirim.

karsilastirma mevzusu olabilir tabii de herhalde danismanin onayi falan gerekir. yoksa yapilir niye yapilmasin.

aychovsky basini fazla sisirmek istemiyorum ama önümüzdeki hafta tekrar mülakata cagrilirsam bi kez daha fikrini ögrenmek isterim, senin icin de uygunsa tabii. :)
0
🌸ben de
(14.12.17)
2
0
kayranin kedisi
(15.12.17)
(4)

Ankara'da arabayla meteor yağmuru izlemeye gitmek

Adramelekhh
Nereye gidelim?
Nereye gidelim?
0
Adramelekhh
(13.12.17)
bu arkadaşlara sorarsan daha net bilgi alabilirsin:
www.facebook.com
0
fakirpislik06
(13.12.17)
İncek tarafında gözlem evi vardı. Orada etkinlikler oluyor, arayıp bilgi alabilirsiniz.
0
kayranin kedisi
(13.12.17)
ankara üniversitesi rasathanesi var ama çok kalabalık oluyor be, millet fenerlerle yanından yürüyor falan. koca şehirde ışıksız alan olmaması çok üzücü
0
her giriste sifresini unutan adam
(13.12.17)
Yapracığa gittik epey azdı şehir ışığı.
0
🌸Adramelekhh
(14.12.17)
(4)

Araç kiralama da dikkat edilmesi gereken şeyler?

mikahakkinen
Gençler haftaya 2 gün izmire gidicem araca ihtiyacım var. kiralarken bir sürü seçenek çıkıyor mini hasar ek sigorta vs hangileri olmazsa olmaz?birde en rahat firma hangisi? garenta, enterprise, avis, hertz,budget?
Gençler haftaya 2 gün izmire gidicem araca ihtiyacım var. kiralarken bir sürü seçenek çıkıyor mini hasar ek sigorta vs hangileri olmazsa olmaz?
birde en rahat firma hangisi? garenta, enterprise, avis, hertz,budget?
0
mikahakkinen
(13.12.17)
Kendine güvenemiyorsan (şansına da güvenemiyorsan) mini hasar veya daha kapsamlı bir sigorta pakedi alman yararına. Tamponu/aynayı sürttün, öndekine hafifçe bindirdin hiç tutanakla vs. uğraşmadan hallediyorsun o şekilde.

Aracı alırken elemanla birlikte her tarafına bak ve onun görmediği veya bilerek atladığı (önceki müşterinin yediği boku bildiği halde dönüşte sana kilitlemek için o kusuru yokmuş gibi sayabiliyorlar) şeyleri kiralama belgesine not tuttur.

Bunların dışında saydıklarının hepsi kurumsal tabir ettiğimiz ve çoğunluğun mutlu olduğu firmalar. He şubeden şubeye bile fark ediyor kendi aralarında bile. Ben Enterprise'la kiralıyorum sürekli, şu ana kadar büyük bi yanlışları olmadı, olur gibi olduğunda da memnun etmek için uğraştılar, ilgilendiler en azından.
0
chicha
(13.12.17)
Mahalle arası çomarlardan kiralama
Full kasko yaptır en fazla 20-30 fark verirsin
En küçük çiziği bile teslim formuna yazdır
Her taraftan onlarca fotoğraf çek
Yağına suyuna lastiklerine bak
Başkasına verme
0
insomnia
(13.12.17)
kiralamanın en başında sorun yaşamıyorsan eğer findeks sorgulaması yapmayan bir firma gerek sana. hertz, garenta ve sixt istiyorlar. enterprise istemiyor. en son ankara'da enterprise'tan araba kiralamıştım. eleman aracın minik hasarlarını kontrol etti (jant kapağı yoktu mesela bir tane). fakat aracın lastik basınç sensörünün arızalı olduğunu söylememişti. bir telaşlandık ilk önce de bize gelişi böyleymiş. arabayı teslim ederken hatırlattım. sorunsuzca depozitoyu ödedim.

dizel renault + manuel vites + ortalama bir şöför isen epey de ekonomik seyahat ediyorsun.

bu arada çoğu firma depoyu dolu istiyor. deponun nereden doldurulduğu da önemli değil. adnan menderes havaalanı'ndan arabayı kiralayacaksan hava teknik okulları lojmanları ve metro gross market'e gelmeden mercanlar'ın shell'i var.

enterprise'tan memnun kalmıştım ankara'da tekrar belirteyim.
0
rain when i die
(13.12.17)
Ben hep Garenta'dan kiralıyorum Ankara'da, hiç sorun yaşamadım. Ekstra herhangi bir şey satın almadım ama sürüşünüze çok güvenmiyorsanız full kasko gibi bir şey vardı, o alınabilir.

Araç olarak dizel otomatik Seat Leon tercih ediyorum. Garenta'dakiler epey donanımlı ve yakıt olarak çok iyi bir araç.

Edit: Bu arada Vodafone Red'e Budget'ta bazı araçlarda %50 indirim var diyor. Turkcell'in de Garenta ile anlaşması vardı yanlış hatırlamıyorsam. Onları da değerlendirip daha ucuza kiralayabilirsiniz belki.
0
kayranin kedisi
(13.12.17)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.